Saadet Partisi Adana İl Başkanı Muhammet Çelebi Keyhıdır, Türkiye’de toplumsal güvenin giderek zayıfladığını belirterek bu durumun sosyal hayatın yanı sıra adalet, liyakat ve dayanışma duygusunu da olumsuz etkilediğini söyledi.
Toplumsal güvenin yeniden tesis edilebilmesi için ahlak ve adaletin birlikte güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Keyhıdır, Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından 14-21 Eylül 2026 dönemini kapsayacak şekilde hazırlanan “Birbirimize Neden Güvenmiyoruz?” başlıklı Sosyal Gündem Analiz Raporu’nu değerlendirdi.
“Düşük güven toplumsal bir soruna dönüştü”
Rapordaki verilere göre Türkiye’de insanlara güven oranının yüzde 14 seviyesinde bulunduğunu aktaran Keyhıdır, vatandaşların yüzde 36,4’ünün insanlara ne kadar güvendiği sorusuna “Hiç güvenmiyorum” anlamına gelen sıfır puanı verdiğini belirtti.
Keyhıdır, “Vatandaşlarımızın yüzde 36,4’ünün insanlara ne kadar güvendiği sorusuna ‘Hiç güvenmiyorum’ anlamına gelen sıfır puanı vermesi üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir sonuçtur. Toplumun yüzde 62,7’sinin düşük güven aralığında bulunması, meselenin bireysel olmaktan çıkıp toplumsal bir sorun hâline geldiğini gösteriyor” dedi.
“Komşuluk ilişkilerini yeniden güçlendirmeliyiz”
Raporda komşuluk ilişkileri ile güven arasındaki bağlantının da öne çıktığını ifade eden Keyhıdır, komşularıyla haftada en az bir kez görüşenlerde mahalleye güven oranının yüzde 36’ya yükseldiğini, daha seyrek görüşenlerde ise yüzde 18’e gerilediğini kaydetti.
Mahalle kültürünün ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Keyhıdır, şöyle konuştu:
“Şehirler büyürken insanlarımız birbirinden uzaklaşmamalı. Aynı apartmanda yaşayanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede yaşayanların birbirinin sıkıntısından haberdar olmadığı bir şehir hayatı sürdürülebilir değildir. Adana’da da mahalle kültürünü ve toplumsal dayanışmayı güçlendirecek anlayışa ihtiyacımız var.”
“Liyakatin önüne tanıdık ilişkileri geçmemeli”
Toplumsal güven kaybının insanların kendi dar çevrelerine çekilmesine neden olduğunu dile getiren Keyhıdır; aile, akraba, hemşehri ve tanıdıklar üzerinden iş yürütme anlayışının yaygınlaşmasının liyakat duygusuna zarar verdiğini söyledi.
Keyhıdır, “Bir ülkede ‘Tanıdığın var mı?’ sorusu, ‘Bu işi hak ediyor musun?’ sorusunun önüne geçiyorsa orada toplumsal güvenin güçlenmesini bekleyemeyiz. Vatandaşımız hakkını aradığında adaletin tecelli edeceğine, çalıştığında emeğinin karşılığını alacağına ve hak ettiğinde bir göreve gelebileceğine inanmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Ahlak ve adalet birlikte olmalı”
Milli Görüş’ün “Önce ahlak ve maneviyat” anlayışına dikkati çeken Keyhıdır, ahlak çağrısının adalet anlayışından ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.
Toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Keyhıdır, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bunun yolu adaleti ve liyakati güçlendirmekten, aileyi korumaktan, mahalle kültürünü yeniden canlandırmaktan ve özellikle gençlerimizin toplumsal hayata katılımını artırmaktan geçiyor. Güvenin hâkim olduğu güçlü bir Türkiye için ahlaklı insan kadar adil bir düzene de ihtiyacımız var.”




