Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), çalışanların mesai takibinde parmak izi, yüz tanıma, retina ve iris taraması gibi biyometrik verilerin kullanılmasına ilişkin önemli bir ilke kararı yayımladı. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, çalışanların devam kontrolünün biyometrik sistemlerle yapılması, açık rıza bulunsa dahi hukuka uygun kabul edilmeyecek.

Kurul, biyometrik verilerin özel nitelikli kişisel veri kapsamında yer aldığını ve ele geçirilmesi halinde geri alınmasının veya değiştirilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Kararda, işverenlerin çalışma sürelerini takip etme yükümlülüğü bulunduğu ancak mevcut mevzuatta bu takibin biyometrik sistemlerle yapılmasını zorunlu kılan açık bir düzenleme olmadığı ifade edildi. Bu nedenle parmak izi, yüz tanıma veya retina taraması gibi yöntemlerin kullanılmasının ölçülülük ve veri minimizasyonu ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.

KVKK, işçi ile işveren arasındaki güç dengesizliğine de dikkat çekti. Çalışanlardan alınan açık rızanın, işini kaybetme veya olumsuz muamele görme endişesi nedeniyle her zaman özgür iradeyi yansıtmayabileceği değerlendirilirken, bu nedenle açık rızanın tek başına hukuki dayanak oluşturamayacağı kaydedildi.

Kurşun tespit edilen kalemtıraş için toplatma kararı
Kurşun tespit edilen kalemtıraş için toplatma kararı
İçeriği Görüntüle

Kararda, iş yerlerinde mesai takibi için biyometrik sistemler yerine daha az müdahaleci yöntemlerin tercih edilmesi gerektiği vurgulandı. Şifreli geçiş sistemleri, personel kartları, PIN tabanlı uygulamalar, imza föyleri ve güvenlik görevlisi gözetiminde tutulan kayıtların alternatif yöntemler arasında yer aldığı belirtildi.

KVKK’nın 2026/921 sayılı ilke kararıyla birlikte, işverenlerin personel devam kontrol sistemlerini gözden geçirmeleri ve kişisel verilerin korunmasına uygun alternatif çözümlere yönelmeleri bekleniyor. Karara aykırı uygulamaların ise idari yaptırımlarla karşılaşabileceği ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi