AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefleri kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesi sürecinin kurulan kurul tarafından düzenli olarak takip edileceğini belirten Çelik, yasadan yararlanmanın ancak sürecin tamamlanması ve durumun Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesinin ardından mümkün olacağını ifade etti.
“Süreç düzenli olarak takip edilecek”
Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge sürecini yakın bir şekilde takip ediyoruz. Mecliste yüksek bir oyla kabul edilen yasadan sonra, biliyorsunuz, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında bir kurul kuruldu. Bu kurul ilk toplantısını yaptı ve birtakım alt komisyonlar belirledi. Bundan sonrasında da bu kurul, düzenli bir şekilde bu silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesi sürecini takip edecek.
Daha önce de belirttiğimiz gibi, bu fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan ve MGK kararıyla teyit edildikten sonra yasadan faydalanmak mümkün olacak. Silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede Iraklı muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler.
Terörsüz Türkiye süreci ile terörsüz bölge süreci iç içe olduğu, aslında tek bir tanımı ifade ettiği için komşu ülkelerle ve terör örgütünün bulunduğu ülkelerdeki yöneticiler ve hükümetlerle yoğun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
“Suriye’deki durum daha kritik hâle geldi”
Suriye’de yaşanan gelişmelerin sürecin önemli başlıklarından biri olduğunu kaydeden Çelik, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu başlık altında en önemli konulardan biri Suriye’deki durumdu. Suriye’nin Esad rejiminin karanlığından çıkmasından sonra durum daha da kritik bir hâl almıştı. Kuzeyde SDG’nin oluşturduğu yapı, güneyde ayrılıkçı bir Dürzi yapılanması ile çeşitli şekillerde ortaya çıkan etnik ya da dinî provokasyonlar süreci daha önemli hâle getirmişti.
Gelinen noktada biz her zaman şunu söyledik: Örgütün feshi açısından Irak için ayrı bir model söz konusu olabilir, İran için ayrı olabilir, Avrupa için ayrı ve Suriye için ayrı olabilir.”
“SDG’nin feshedilmesi gerektiğini ifade etmiştik”
SDG’nin feshedilmesi ve bünyesindeki silahlı unsurların Suriye’ye entegre edilmesi gerektiğini daha önce de dile getirdiklerini belirten Çelik, şunları söyledi:
“Burada gelinen noktada SDG’nin feshedilmesi gerektiğini ve silahlı unsurlarının terörden, terörist unsurlardan ve Suriyeli olmayan unsurlardan arındırılarak Suriye’ye entegre olması gerektiğini ifade etmiştik. Şu anda SDG feshedildi, oradaki entegrasyon sürecini yakından takip etmeye devam ediyoruz.
Çünkü bu fesih süreçlerinin teoride ve retorikte kalmayıp sahada gerçekleşmesinin, bölgedeki herkes ve bütün etnik ve dinî gruplar için son derece iyi bir geleceğin inşa edilmesini sağlayacağına inanıyoruz. Türkmen, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi ve Ezidi; hangi etnik ya da dinî gruptan olursa olsun herkesin geleceği için bunlar son derece kıymetli süreçlerdir.”




