Türkiye’nin terörle mücadele ve iç barış vizyonu, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarıyla yeni bir ivme kazandı. Çelik, devlet politikasının "Terörsüz Türkiye" hedefi etrafında üç temel sütun üzerine inşa edildiğini belirtti.
Sürecin üç stratejik boyutu
Ömer Çelik, yürütülen çalışmaların başarıya ulaşması için koordinasyonun önemine dikkat çekerek şu üç boyutu sıraladı:
-
Cumhur İttifakı’nın İradesi: AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın siyasi bütünlük ve sarsılmaz bir iradeyle süreci yönettiğini vurguladı. Kamuoyuna verilen mesajların bu tutarlılık içerisinde devam edeceğini belirtti.
-
Devlet Kurumlarının Koordinasyonu: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde tüm devlet kurumlarının tam bir eşgüdüm içerisinde politikayı sahaya yansıttığını ifade etti.
-
Yüce Meclis ve Meclis Komisyonu: Sürecin nihai ve en yüksek karar merciinin TBMM olduğunu belirterek, Meclis bünyesinde kurulan komisyonun hazırladığı raporun yol haritasını şekillendirdiğini kaydetti.
Önce silah bırakma, sonra yasal düzenleme
Yol haritasının şeffaf ve net olduğunu ifade eden Çelik, adımların sırasına dair spekülasyonlara son verdi. Çelik, "Silah bırakma tam olarak gerçekleştikten sonra yasal düzenlemeler için adımlar atılacaktır" diyerek, önceliğin terör örgütünün feshi ve silahların tamamen terk edilmesi olduğunu hatırlattı. Bu ana gündem maddesi dışındaki tartışmaların süreci gölgelemek isteyen "yapay tartışmalar" olduğunu savundu.
"Yapay tartışmalar bu sürecin konusu değil"
Ömer Çelik, kamuoyunda dolaşan farklı senaryolara ve iddialara karşı mesafeli durduklarını belirtti. Devletin stratejik heyetleri vasıtasıyla yürütülen bu sürecin, Türkiye’nin güvenliği ve bölgesel istikrarı için hayati önem taşıdığını söyleyen Çelik, odak noktasının terörün tamamen tasfiye edilmesi olduğunu yineledi.
Meclis Komisyonu raporu ne diyor?
Meclis bünyesinde oluşturulan komisyonun raporu, sürecin hukuki ve idari sınırlarını belirliyor. Çelik’in açıklamalarına göre bu rapor, hem terörle mücadelenin demokratik standartlar içerisinde yürütülmesini hem de toplumsal huzurun kalıcı hale getirilmesini hedefleyen bir "rehber" niteliği taşıyor. Siyasi kulislerde, önümüzdeki dönemde bu rapor doğrultusunda Meclis’te daha yoğun bir mesai harcanması bekleniyor.