Ortadoğu’da artan gerilim ve İran’a yönelik saldırıların ardından bölgede yeni bir göç dalgası ihtimali gündeme geldi. Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle olası bir insani hareketlilikten doğrudan etkilenebileceği değerlendirilirken, Kent ve Yerel Yönetimler Uzmanı Oğuz Şahin sürecin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Türkiye Daha Önce Benzer Süreçleri Yaşadı”
Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Şahin, Türkiye’nin geçmişte Suriye ve Irak kaynaklı kitlesel göç hareketleriyle karşı karşıya kaldığını hatırlatarak, İran’da yaşanabilecek uzun süreli istikrarsızlığın benzer bir süreci tetikleyebileceğini belirtti.
Şahin, “Türkiye, jeopolitik konumu itibarıyla kriz bölgelerine komşu bir ülke. Daha önce Suriye ve Irak kaynaklı kitlesel göç hareketlerini deneyimledik. İran’da yaşanabilecek uzun süreli bir istikrarsızlık, benzer bir hareketliliği tetikleyebilir” dedi.
“Göç Yalnızca Sınır Değil, Kent Meselesidir”
Olası bir göç dalgasının sadece sınır güvenliği açısından değil, şehir yönetimi bakımından da ele alınması gerektiğine dikkat çeken Şahin, göçün en nihayetinde kentlerde yönetildiğini ifade etti.
“Barınma, altyapı, su kaynakları, ulaşım, sağlık ve eğitim hizmetleri doğrudan yerel yönetimlerin sorumluluk alanına girer. Eğer ani ve yoğun bir nüfus artışı yaşanırsa, özellikle sınır illerimiz ve büyükşehirlerimiz ciddi baskı altında kalabilir.”
Şahin, plansız göç hareketlerinin kira artışları, kayıt dışı istihdam, sosyal uyum sorunları ve altyapı yetersizlikleri gibi çok boyutlu etkiler doğurabileceğini kaydetti.
Yerel Yönetimlere Erken Hazırlık Çağrısı
Kentlerin krizlere karşı dirençli hale getirilmesi gerektiğini belirten Şahin, merkezi idare ile belediyeler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Göç ihtimali henüz belirsiz olsa da bazlı hazırlık yapılması gerektiğini belirten Şahin, "Belediyelerin acil eylem planları güncellenmeli, sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli ve veri temelli nüfus projeksiyonları hazırlanmalıdır. Özellikle su ve gıda güvenliği konusunda önleyici planlama şarttır" dedi.
Sosyal Uyum Vurgusu
Toplumsal uyum politikalarının önemine işaret eden Şahin, yerel halk ile yeni gelen nüfus arasında sosyal gerilim oluşmaması için bilinçli iletişim stratejileri geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
“İnsani ve Stratejik Yaklaşım Birlikte Yürütülmeli”
Türkiye’nin hem insani sorumluluklarını hem de kamu düzenini gözeten dengeli bir politika izlemesi gerektiğini ifade eden Şahin, göç meselesinin güvenlik boyutunun yanı sıra insani, ekonomik ve sosyal yönleriyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Oğuz Şahin son olarak, “Türkiye geçmişte büyük insani sorumluluklar üstlenmiştir. Ancak sürdürülebilir bir göç yönetimi için yerel kapasitenin güçlendirilmesi ve uzun vadeli şehir planlamasının ihmal edilmemesi gerekir” dedi.