Adana’da siroz hastalığıyla mücadele eden 57 yaşındaki Hilmi Kalağası, doğum gününde oğlundan yapılan karaciğer nakli sayesinde yeniden sağlığına kavuştu. Baba ile oğul arasında yaşanan duygu dolu süreç, hem aileyi hem de sağlık çalışanlarını mutlu etti.
Merkez Seyhan ilçesinde yaşayan Hilmi Kalağası, 2023 yılında nefes darlığı şikayetiyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerde Hepatit B’ye bağlı karaciğer yetmezliği nedeniyle siroz hastalığına yakalandığı tespit edildi.
Teşhisin ardından yaklaşık bir yıl boyunca ilaç tedavisi gören Kalağası’nın sağlık durumunda beklenen iyileşme sağlanamayınca doktorlar karaciğer nakli yapılmasına karar verdi. Bunun üzerine üç oğlu da babalarının sağlığına kavuşabilmesi için gönüllü donör oldu ve gerekli testlerden geçti.
Yapılan detaylı incelemeler sonucunda 29 yaşındaki Alihan Kalağası’nın karaciğer dokusunun babasıyla uyumlu olduğu belirlendi. Nakil için hazırlıklar tamamlanırken, operasyonun tarihi ise aile için ayrı bir anlam taşıyan güne denk geldi.
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Karaciğer Nakli Sorumlu Cerrahı Op. Dr. Sefa Özyazıcı ve ekibi tarafından 10 Mayıs’ta gerçekleştirilen başarılı operasyonla Hilmi Kalağası, doğum gününde adeta ikinci kez hayata başladı.
Nakil sonrası sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Hilmi Kalağası, oğlunun yaptığı fedakârlığın kendisini derinden duygulandırdığını söyledi. Oğluyla gurur duyduğunu ifade eden Kalağası, “Oğlumun bana karaciğerini vermesi beni çok duygulandırdı. Ona ‘Ben de olsam sana verirdim’ dedim. Evladımdan bir parça almak ve onun sağlığıma katkı sağlaması benim için tarif edilemez bir duygu. Doğum günüme denk gelmesi de ayrı bir sürpriz oldu. Her zaman oğlumla gurur duyuyorum” dedi.
Baba ile oğul arasında operasyon sonrasında oluşan duygusal diyalog da dikkat çekti. Hilmi Kalağası, oğluna artık “Alihan ciğerim, nasılsın?” diye seslendiğini, oğlunun da kendisine aynı şekilde karşılık verdiğini belirterek yaşadıkları mutluluğu paylaştı.
Babasına donör olan Alihan Kalağası ise üç kardeşin de gönüllü olduğunu ancak donör olmanın kendisine nasip olduğunu söyledi. Babasının sağlığına kavuşmasının her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Alihan Kalağası, “Babama doğum gününde verebileceğim en güzel hediye bu oldu. Doktorlarla aramızda espriler de yaptık. ‘Ciğerimi hediye paketi şeklinde verirseniz sevinirim’ demiştim. Süreç babam açısından zor geçti ancak bugün sağlığına kavuştuğunu görmek tüm yorgunluğa değdi” ifadelerini kullandı.
Başarılı operasyon, organ bağışının ve canlı vericili nakillerin önemini bir kez daha gözler önüne sererken, baba ve oğulun hikâyesi doğum gününde gelen en anlamlı hediyelerden biri olarak hafızalara kazındı.




