Gündem

Mahmut Tanal’dan VIP Yargılama Tepkisi: “Böyle Adalet Olmaz”

Mahmut Tanal, 704 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Aziz Aktaş’a adliyede VIP muamele yapıldığını savunarak, bunun hukuk devleti ve eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu söyledi.

Abone Ol

Mahmut Tanal, kamuoyunda büyük yankı uyandıran yargılama sürecine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Tanal, 704 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanan ve suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz Aktaş’a adliyede “VIP muamele” yapıldığını savunarak, bunun hukuk devleti ilkesine açıkça aykırı olduğunu söyledi.

Anayasa’dan doğan haklarını kullandığını vurgulayan Tanal, 40 yıllık bir avukat olarak yaşanan tabloyu kabul edilemez bulduğunu belirtti. Tanal, “704 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacaksınız, tutuksuz olacaksınız; buna karşın 10 yıl ile yargılanan başka sanıklar tutuklu olacak. Eğer bunun adı adaletse, böyle adalet olmaz” ifadelerini kullandı.

“VIP Sanık Diye Bir Şey Olamaz”

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun açık hükümlerine dikkat çeken Tanal, sanıklar arasında ayrım yapılamayacağını vurgulayarak, “Ayrıcalıklı yargılama olmaz. VIP sanık diye bir kavram hukukta yoktur” dedi.

“Aileler Alınmazken Koruma Ordusuyla Salona Girdi”

Duruşma salonuna giriş uygulamalarını da eleştiren Tanal, yaklaşık 100 tutuklu sanığın bulunduğu dosyada, her aileden yalnızca bir kişinin salona alındığını belirtti. Buna karşın Aziz Aktaş’ın 15 kişilik koruma ekibiyle salona girdiğini ifade eden Tanal, “Bu kişiler ailesi ya da yakını değil. Cumhuriyet tarihinde ilk kez böyle bir VIP yargılama görüntüsüyle karşı karşıyayız” dedi.

“Bu Tablo Yargının Tarafsızlığına Zarar Veriyor”

Yaşananların yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına zarar verdiğini dile getiren Tanal, Adalet Bakanlığı ve Hakimler ve Savcılar Kurulu’na çağrıda bulunarak, “Ayrıcalıklı sanık istemiyoruz. Suçta ve cezada eşitlik Anayasa’da açıkça yazılıdır” dedi.

“Koruma Devletten” İddiası ve Tartışmalı Sözler

Tanal, Aziz Aktaş’ın avukatının, korumaların devlet tarafından verildiğini ifade ettiğini belirterek, ayrıca “Bu davalar bu mahkemede görülsün, başka mahkemelere gitmesin; giderse müteahhitler zarar eder” sözlerinin son derece dikkat çekici olduğunu söyledi. Bu ifadelerin yargıyı zan altında bıraktığını savundu.

Yetki Tartışması: “İstanbul Neye Göre Seçildi?”

İddianamede yer alan bazı isimler üzerinden yargı yeri tartışmasına da değinen Tanal, Abdurrahman Tutdere ve Zeydan Karalar hakkında ileri sürülen eylemlerin İstanbul ile ilgisi olmadığını söyledi. Tanal, “Bu kişiler Adıyaman’da, Adana’da görev yapmış. İstanbul’a gelmemişler. Adıyaman ve Adana ağır ceza mahkemelerine güvenmiyor musunuz?” diye sordu.

“Doğal Hâkim İlkesi İhlal Ediliyor”

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12. maddesi ile Anayasa’nın 37. maddesini hatırlatan Tanal, suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek, yargı yerinin keyfi şekilde belirlenemeyeceğini vurguladı.

“Suç Örgütü Kararını Savcı Değil, Mahkeme Verir”

Dosyada yer alan suç örgütü iddiasına da değinen Tanal, Anayasa Mahkemesi kararlarını hatırlatarak, bir yapının suç örgütü olup olmadığına savcının değil, mahkemenin karar vereceğini ifade etti. Kesinleşmiş bir karar olmamasına rağmen 200 sanıklı ve yaklaşık 100 tutuklunun bulunduğu bir dava oluşturulduğunu söyledi.

“Duruşmalar Neden Canlı Yayınlanmıyor?”

Duruşmaların görüntülenmesine ve canlı yayınlanmasına izin verilmemesini de eleştiren Tanal, “Eğer iddialarınızdan eminseniz, duruşmaları açık yapın; kamuoyu gerçeği görsün” dedi.

“Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız”

Mahmut Tanal, yargılamayı sonuna kadar izleyeceklerini belirterek, “Temennimiz bu ülkede hukukun tarafsız ve bağımsız şekilde tecelli ettiğini görebilmektir. Umarım yanılırım ve adil bir yargılama yapılır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.