SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Beyhan Tiryaki, hipertansiyonun dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, özellikle dirençli hipertansiyon konusunda vatandaşları uyardı.
17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Tiryaki, uygun yaşam tarzı değişiklikleri ve birden fazla tansiyon ilacına rağmen tansiyonun yüksek seyretmesinin “dirençli hipertansiyon” olarak tanımlandığını söyledi.
Dirençli hipertansiyonun genellikle “Doktorun verdiği üç farklı tansiyon ilacını düzenli kullanıyorum ancak tansiyonum yine düşmüyor” diyen kişilerde görüldüğünü ifade eden Tiryaki, normal şartlarda tansiyonun ilaçlarla kontrol altına alınabildiğini ancak bazı hastalarda değerlerin sürekli yüksek kaldığını kaydetti.
“Tansiyon Sürekli Yüksekse Dikkat”
Uzm. Dr. Tiryaki, “Eğer tansiyon sürekli 140/90 mmHg’nin üzerinde seyrediyor, gün içinde sık sık yükseliyor ve ilaçlara rağmen düşmüyorsa bu durum dirençli hipertansiyon olarak değerlendirilmelidir” dedi.
Dirençli hipertansiyonun birçok farklı nedene bağlı gelişebileceğini belirten Tiryaki, en sık görülen nedenleri ilaçların düzensiz kullanılması, fazla tuz tüketimi, böbrek hastalıkları, hormon bozuklukları, uyku apnesi ve bazı ilaçların kullanımı olarak sıraladı.

Kalpten Göze Kadar Tüm Organları Etkiliyor
Uzun süre kontrol altına alınamayan yüksek tansiyonun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Tiryaki, dirençli hipertansiyonun kalp, beyin, böbrek ve göz sağlığı üzerinde önemli riskler oluşturduğunu ifade etti.
Yüksek tansiyonun kalp büyümesi ve kalp yetmezliğine neden olabileceğini belirten Tiryaki, felç, beyin kanaması, böbrek yetmezliği, görme kaybı ve damar sertliği riskinin de arttığını söyledi.
“Sadece İlaç Yetmez”
Dirençli hipertansiyon tedavisinde yalnızca ilaç kullanımının yeterli olmadığını belirten Uzm. Dr. Tiryaki, tansiyon ölçümünün doğru yapılmasının, kullanılan ilaçların yeniden değerlendirilmesinin, yaşam tarzı değişikliklerinin uygulanmasının ve altta yatan hastalıkların araştırılmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Tiryaki, “Tansiyonun kontrol altına alınamamasının nedeni yalnızca ilaçlar değildir. Tuz tüketimi, kilo, böbrek sağlığı, hormonlar ve uyku düzeni de tansiyonu etkiler. Tüm bu faktörlerin birlikte değerlendirilmesiyle tansiyon kontrol altına alınabilir” diye konuştu.
Dirençli hipertansiyonun umutsuz bir tablo olmadığını ifade eden Tiryaki, doğru tedavi, sabır ve düzenli takip ile hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.





