Gazeteci Fatih Altaylı, 22 Haziran 2025 tarihinde "cumhurbaşkanına tehdit" suçlamasıyla tutuklanmasının ardından, altı ayı aşkın süren tutukluluk sürecini 29 Aralık 2025'te tamamlayarak tahliye edilmişti. Altaylı, özgürlüğüne kavuştuktan 28 gün sonra kendi YouTube kanalında yayımladığı ilk video ile cezaevi günlerini ve gündemi değerlendirdi.
"İsim Vermeyeceğim Ama Hak Edenler Vardı"
Cezaevindeki tutukluluk süreçlerine dair genel bir değerlendirme yapan Altaylı, içerideki bazı isimlerin mevcudiyetinin gazetecilik etiği açısından kendisini kısıtladığını belirtti. Özellikle Ekrem İmamoğlu ve bazı belediye başkanlarının tutuklu olmasının, onları özgürce eleştirmesini engellediğini ifade eden Altaylı, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Orada bulunanların bazılarının tamamen orada olmaması gerektiğine inanıyorum. Bazılarının da, isim vermeyeceğim, orada olmalarında bir yanlışlık olmadığını düşündüğüm birkaç kişi var. İsim vermeyeyim; şimdi 'soruşturmayı etkiledi' derler."
"En Üzüldüğüm Mahkum Seçil Erzan Oldu"
Altaylı'nın videosundaki en dikkat çekici bölümlerden biri, kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" davası olarak bilinen davanın sanığı Seçil Erzan hakkındaki yorumları oldu. Erzan'ın 102 yıllık hapis cezasına çarptırılmasını adaletsiz bulduğunu belirten Altaylı, durumu şu sözlerle eleştirdi:
-
Mali Suç ve Ceza Dengesi: "Bir mali suçtan ötürü 102 sene yatacak olması gerçekten çok ağrıma gitti. Katillerin 10 senede, 5 senede çıktığı bir sistemde bu ceza kabul edilebilir değil."
-
Kişisel Menfaat İddiası: "Kadının cebine 5 kuruş para girmediği gibi, futbolcuların taleplerini karşılamaya çalışırken kendi malından mülkünden olmuş. Evleri satılmış, şu an parası yok ve Alzheimer hastası yaşlı bir annesi var."
-
Mağduriyet Meselesi: "Orada bir iki futbolcu mağdur olmuş olabilir ama çoğunluğu paralarını geri aldı, yani mağdur bile değiller."




