Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 24. Dönem Milletvekilleri, parti içinde devam eden kurultay tartışmaları ve yargı süreçlerine ilişkin ortak bir bildiri yayımladı. Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı'nın da imzasının yer aldığı "Kamuoyuna Duyuru" metninde, yargı eliyle siyasi partilerin iç işleyişine müdahale edilmesinin hukukun üstünlüğü ve demokrasi ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
"Milli iradenin üstünlüğünü hedef alan kararı kabul etmiyoruz"
Yayımlanan ortak açıklamada, TBMM'nin 24. Döneminde CHP çatısı altında görev yapmış milletvekilleri olarak hukuk devleti ilkesine ve milli iradenin üstünlüğüne bağlılık hatırlatıldı. Demokratik siyasetin meşruiyetini zedeleyen yaklaşımlara karşı çıkılan bildiride, "Mutlak butlan" tartışmalarının gölgesindeki hukuki müdahalelerin kabul edilemez olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bizler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 24. Döneminde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında görev yapmış milletvekilleri olarak; hukuk devleti ilkesini, milli iradenin üstünlüğünü ve demokratik siyasetin meşruiyetini hedef alan 'mutlak butlan' kararını kabul etmediğimizi kamuoyuna saygıyla ilan ediyoruz. Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Parti içi süreçlere, kurultay iradesine ve üyelerin demokratik tercihine yönelik yargısal müdahalelerin; yalnızca ilgili siyasi yapıyı değil, doğrudan doğruya Türkiye’de demokrasiye olan inancı da zedelediği açıktır. Hukukun, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilmesi; çoğulcu demokratik düzen açısından son derece sakıncalıdır."
"Sandıkta ortaya çıkan iradenin yok sayılması toplumsal güveni sarsıyor"
Demokratik toplumlarda meşruiyetin temel kaynağının millet iradesi olduğuna dikkat çeken eski parlamenterler, parti kurullarında ve sandıkta tecelli eden kararların idari veya yargısal yollarla yok sayılmasının ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti. Bildirinin devamında, yargı bağımsızlığı kadar tarafsızlığının da hayati önemde olduğu vurgulanarak şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"Sandıkta ve parti kurullarında ortaya çıkan iradenin yok sayılması, hukuk güvenliği ilkesini ağır biçimde yaralamakta; siyasal kurumlara duyulan toplumsal güveni sarsmaktadır. 'Mutlak butlan' yaklaşımıyla alınan bu kararın, sadece bir parti meselesi değil; Türkiye’de demokratik siyasetin geleceğini ilgilendiren ciddi bir kırılma olduğu kanaatindeyiz. Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, parlamenter demokrasi geleneğine ve hukukun üstünlüğüne bağlı siyasetçiler olarak; yargının bağımsızlığı kadar tarafsızlığının da hayati önemde olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Yargı süreçlerinin siyasal tartışmaların merkezine çekilmesi, toplum vicdanında telafisi güç yaralar açmaktadır."
"Hukuki belirsizlikler değil, güçlü demokrasi istiyoruz"
Türkiye'nin içinden geçtiği süreçte siyasi kutuplaşmalar ve hukuki müdahaleler yerine demokratik normların işletilmesi gerektiğinin altını çizen 24. Dönem Milletvekilleri, bildirinin sonuç bölümünde kararlılık mesajı verdi:
"Bizler, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesinden, siyasi rekabetin hukuk dışı yöntemlerle değil milletin iradesiyle şekillenmesinden yanayız. Türkiye’nin ihtiyacı; hukuki belirsizlikler ve siyasal müdahaleler değil, güçlü demokrasi, kuvvetler ayrılığı, adalet ve toplumsal barıştır. Bu nedenle söz konusu 'mutlak butlan' kararını; demokratik siyasete, hukuk devleti ilkesine ve millet iradesine vurulmuş ağır bir darbe olarak değerlendiriyor; kamu vicdanını yaralayan bu yaklaşımın karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Türkiye’nin demokratik birikimine, halkın iradesine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."





