Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED), kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde uygulanan kıdem tazminatı sistemine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, mevcut uygulamanın ciddi bir hukuki çelişki yarattığı vurgulandı.
Açıklamada, “Kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde isteklilerin tekliflerini EKAP İşçilik Hesaplama Modülü üzerinden hazırlaması mevzuat gereği zorunludur. Ancak söz konusu modülde kıdem tazminatı maliyet kalemi yer almamakta, bu nedenle yüklenici firmaların bu gideri teklif bedeline dahil etmesi fiilen ve hukuken mümkün olmamaktadır” ifadelerine yer verildi.
"Tamamen hukuki bir adalet sorunu olduğu özellikle vurgulanmıştır”
6552 sayılı Kanun’un 8. maddesine de dikkat çekilen açıklamada, “Buna karşın işçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte, sonrasında ise bu tutarlar yüklenici firmalara rücu edilerek tahsil edilmeye çalışılmaktadır. Bu uygulama, teklif aşamasında öngörülmesi ve fiyatlandırılması mümkün olmayan bir maliyetin sonradan yüklenicilere yüklenmesi anlamına gelmektedir” denildi.
Söz konusu durumun “hukuki güvenlik, belirlilik ve hakkaniyet ilkeleriyle açıkça çeliştiği” belirtilen açıklamada, DAİMFED’in bu yapısal sorunun çözümü için uzun süredir mücadele yürüttüğü kaydedildi. Açıklamada, “Kamu ihale sistemi içerisinde hukuka uygun ve sürdürülebilir bir mali yapı oluşturulması, yüklenicilerin öngöremedikleri maliyetler nedeniyle mağdur edilmemesi ve idare–yüklenici ilişkisinde adil risk paylaşımının sağlanması amacıyla yıllardır yoğun bir mücadele yürütülmektedir” ifadeleri kullanıldı.
DAİMFED açıklamasında, girişimlerin yalnızca iktidar partisiyle sınırlı kalmadığına işaret edilerek, “Bu süreçte muhalefet partileri nezdinde de girişimlerde bulunulmuş, meselenin siyasi polemiklerden uzak, tamamen hukuki bir adalet sorunu olduğu özellikle vurgulanmıştır” denildi.
“Bu mesele bir parti meselesi değil"
Açıklamada, “Türk hukuk sisteminin itibarını zedeleyen bu çelişkinin giderilmesinin, ülkemizde hukuk devleti ilkesine katkı sağlayacağı her platformda ifade edilmiştir” ifadelerine de yer verildi.
DAİMFED, 21 Ocak 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen torba yasaya da değinerek, “Mevcut hükümet tarafından hazırlanan ve 21.01.2026 tarihinde kabul edilen torba yasa, uzun yıllardır dile getirilen bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adım niteliğindedir” değerlendirmesinde bulundu.
Ancak aynı gün saat 19.00’da NOV Haber Kanalı’nda yayımlanan bir habere tepki gösterilen açıklamada, “Söz konusu düzenleme amacı dışına çıkarılmış, konu hukuki içeriğinden koparılarak siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir” denildi.
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gamze Taşçıer ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Erhan Usta’nın, konuya ilişkin teknik ve hukuki altyapı yeterince yansıtılmadan yapılan değerlendirmelerle, farkında olunmadan kara propaganda niteliği taşıyan bir tartışmanın parçası hâline getirildiği görülmüştür.”
DAİMFED, konunun siyasi bir mesele olmadığına dikkat çekerek, “Bu mesele bir parti meselesi değil, bir iktidar–muhalefet tartışması değil; doğrudan hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ve hukuki güvenlik meselesidir” ifadelerini kullandı.
Federasyon açıklamasında çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Bu konuda tüm siyasi aktörlerin, medyanın ve karar vericilerin bilgiye dayalı, hukuki temelli ve sorumlu bir dil kullanması hayati önemdedir. Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir.”





