Film müziği bestecisi Canset Özge Can, Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında sinema ve film müziği üzerine değerlendirmelerde bulundu. Adanalı olduğunu ve çocukluk yıllarından itibaren Adana Film Festivali ile sinemayla tanıştığını belirten Can, Altın Koza’nın hem kendi kariyerinde hem de Türkiye sineması açısından özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Canset Özge Can (1)(Film müziği bestecisi Canset Özge Can)

“Altın Koza çocukluğumda beni sinemayla tanıştırdı”

2023 yılında “Karganın Uykusu” filmiyle Altın Koza’da En İyi Müzik Ödülü alan Can, Adana ile festival arasındaki bağının çocukluk yıllarına uzandığını söyledi.

(Karganın Uykusu)

Aladağ Gücü Spor'da hedef şampiyonluk
Aladağ Gücü Spor'da hedef şampiyonluk
İçeriği Görüntüle

Adana’da doğup büyüdüğünü belirten Can, Adana Film Festivali’nin kendisini sinemayla tanıştıran önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti. Festivalin sinemacıları bir araya getiren yapısına dikkat çeken Can, Altın Koza’nın yalnızca filmlerin yarıştığı ve ödüllerin verildiği bir organizasyon olmadığını, sinema sektöründen insanların bir arada bulunduğu önemli bir ortam oluşturduğunu dile getirdi.

Can, “Türkiye ve dünya için Altın Koza’nın çok önemli bir yeri var. Burada sinemacılar gerçekten bir araya geliyor, bir arada kalıyor ve birbirimizin filmlerini izleyebiliyoruz. Türkiye’de başka bir festival yok ki bizleri bu kadar bir arada tutsun, bu kadar ağırlasın ve bize böyle bir habitat sağlasın” dedi.

(Günyüzü)

Günyüzü'nün Altın Koza başarısı

Bu yıl da Altın Koza’da ödüllerle buluşan “Günyüzü”, Banu Sıvacı’nın yönetmenliğinde Yılmaz Güney Ödülüne layık görüldü. Filmin oyuncuları Asena Hotamış ve Süleyman Kadim Kabaali de performanslarıyla dikkat çekerek Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu ve Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini aldı. Böylece “Günyüzü”, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda üç önemli ödülle festivalden ayrıldı.

“Müzik filmin önüne geçmemeli”

Film müziğinin sinemadaki rolüne ilişkin de konuşan Canset Öge Can, müziğin görüntü ve senaryonun söylemediği unsurları tamamlayan ancak anlatının önüne geçmemesi gereken bir unsur olduğunu vurguladı.

Can, film müziğiyle duyguları doğrudan yükseltmek yerine filmin kendi duygusunu desteklemeye çalıştığını belirterek, “Müzik orada filmin dekoru, oyunculuğu ve senaryosu gibi bir unsur. Çok fazla öne çıkarsa ve filmin önüne geçerse dengenin bozulacağını düşünüyorum” dedi.

Bu yaklaşımın uzun çalışma süreçlerini beraberinde getirdiğini aktaran Can, “Günyüzü” filminin müzikleri üzerinde yaklaşık dokuz ay çalıştıklarını söyledi.

Banu Sıvacı ile 16 yıllık dostluk

Senarist ve yönetmen Banu Sıvacı ile yaklaşık 16 yıldır tanıdığını belirten Can, dostluklarının birlikte sinema yapma hayali kurdukları dönemlere uzandığını anlattı. Adana sokaklarında birlikte film yapma hayalleri kurduklarını ifade eden Can, Sıvacı'nın yönetmenliğine duyduğu hayranlığı da dile getirdi.

“Kendisinin sinemasına, arkadaşım olmasının yanında ayrıca hayranlık beslediğim bir yönetmen. Benim kurduğum müzik dünyasında kendisinin çok büyük katkıları var. Film müziği besteciliğimi oluştururken bıraktığı izler var. Bu nedenle onun sinemasında çalışmak da bana yeni dersler veriyor, yeni ufuklar açıyor” diyen Can, Sıvacı'nın vizyon sahibi bir yönetmen olduğunu söyledi.

“Teknik ekipler de daha fazla görünür olmalı”

Canset Özge Can, festival kültürüne ilişkin değerlendirmesinde ise, Altın Koza’nın sinemacılara sunduğu buluşma ve birlikte çalışma imkânlarının önemli olduğunu ancak festivallerde teknik ekiplerin yeterince görünür olmadığını söyledi.

Festivallerin ağırlıklı olarak yönetmen ve oyuncular üzerinden ilerlediğine dikkat çeken Can, görüntü yönetmenleri, kurgucular, film müziği bestecileri ve ses ekiplerinin de festival programlarında daha fazla yer alması gerektiğini ifade etti.

Can, “Bizler konuk olarak ağırlanıyoruz ama burada sesimizi duyurmakta, yönetmenlerle bir araya gelmekte kişisel çabalarımız öne çıkıyor. Ayrıca bir söyleşi, bir toplantı, bir çalışma ya da atölye yapmıyoruz. Keşke yapsak” dedi. Festival kapsamında çok sayıda teknik sanatçının aynı anda Adana’da bulunduğuna dikkat çeken Can, bu potansiyelin daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Adana seyircisi çok kaliteli ve seviyeli”

Adana seyircisinin sinemaya yaklaşımını da değerlendiren Can, kentin güçlü bir sinema kültürüne sahip olduğunu söyledi. Adana’nın sinema tarihindeki yerine dikkat çeken Can, özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarda kentte çok sayıda sinema salonunun bulunduğunu belirterek, bu geçmişin Adana seyircisinin sinema kültürüne de yansıdığını ifade etti.

Can, “Adana seyircisi her zamanki gibi bu yıl da harikaydı. Adana zaten Yeşilçam’ın doğduğu yer, sinemanın doğduğu yer. 1970’lerde, 1980’lerde Türkiye’de en çok sinema salonunun olduğu yerlerden biri. İstanbul’u saymazsak en erken kuşakta sinema izlemeye başlayanlardan biri Adanalı. O nedenle oradan kalan bir gelenek olduğunu düşünüyorum” dedi.

Yeni projeleri devam ediyor

Film müziği bestecisi Canset Özge Can, devam eden yeni projelerinin bulunduğunu da açıkladı ve ilerleyen dönemlerde yeniden Adana Altın Koza Film Festivali’nde yer almayı umduğunu söyleyerek sözlerine son verdi

Muhabir: Mahmut Aydın