Adana sokaklarında birinin yüzüne bakıp da 'gıllicik kalmış' diyen birini duyarsanız, bilin ki bu kelimenin ardında sadece fiziksel bir küçüklükten fazlası var. Yerel halkın diline yerleşmiş bu tabir, bazen bedensel zayıflığı, bazen moral bozukluğunu, bazen de içe kapanmışlığı anlatmak için kullanılıyor.
GILLICİK NE DEMEK? HANGİ ANLAMLARDA KULLANILIR?
Adana ağzında 'gıllicik', ilk anlamıyla küçücük, minik demek. Ancak bu kelime genellikle cılız, bitkin, hatta perişan bir ruh veya beden hâlini tarif etmek için de kullanılıyor. Kimi zaman düşmüş bir moralin ifadesi, kimi zaman zayıflamış bir bedenin adı oluyor.
GILLICİK KELİMESİ CÜMLEDE NASIL GEÇER?
Adanalılar gıllicik sözcüğüyle sadece küçüklüğü değil yaşanan zorluk veya çekilen acı nedeniyle oluşan çökkünlüğü de ifade eder. Sözcük yaşlıların, annelerin ve komşuların dilinde sıkça yer buluyor. Sözcük genellikle şu biçimlerde kullanılıyor:
'Necati'nin oğlanı gördün mü? Nişanlısı ayrılınca gıllicik kalmış, yazık.'
'O kadar hasta olmuş ki gıllicik gibi olmuş çocuk, tanıyamadım vallahi.'
BİR KÜLTÜRÜN DUYGUSU DİLE SİNMİŞ
'Gıllicik' gibi kelimeler, Adana'nın hem sert hem içten gelen konuşma üslubunun da bir yansımasıdır. Kelimenin kısa, yumuşak ve içli bir yapısı vardır. Kimi zaman şefkatle, kimi zaman sitemle söylenir ama her seferinde bir hâlin içini doldurur. Tıpkı Adana'nın dili gibi, doğrudandır ama çok şey anlatır.





