Kurban Bayramı denildiğinde akla ilk olarak kalabalık sofralar, aile ziyaretleri ve birbirinden farklı ikramlar geliyor. Ancak bayram boyunca birçok kişi yalnızca aç olduğu için değil, “ayıp olmasın” düşüncesiyle de yemek tüketiyor. Özellikle ısrarla sunulan tatlılar, kavurmalar ve şekerli içecekler fark edilmeden aşırı ve dengesiz beslenmeye neden olabiliyor.
Uzmanlar, ikramları tamamen reddetmek yerine küçük porsiyonlarla tüketmenin, su tüketimini artırmanın ve öğün düzenini korumanın daha sağlıklı bir bayram geçirilmesine katkı sunduğunu belirtiyor.
Medline Adana Hastanesi Klinik Diyetisyeni Duygu Özbay, bayram sofralarında yaşanan “ısrar kültürü”nün sağlık açısından önemli riskler oluşturabileceğini belirterek, “Az ama dengeli tüketim” yaklaşımının önemine dikkat çekti.

“Hayır demek sağlığın bir parçası”
Toplumda misafire ikramda bulunmanın önemli bir gelenek olduğunu belirten Diyetisyen Duygu Özbay, iyi niyetli ısrarların bazı sağlık problemlerine yol açabileceğini söyledi.
Özbay, “Bir tabak daha ye”, “Tatlıdan da almalısın” gibi ısrarların kişilerin tok olmasına rağmen yemeye devam etmesine neden olduğunu ifade ederek şu uyarılarda bulundu:
“Bu durum sindirim problemlerinden kan şekeri dalgalanmalarına, ödemden tansiyon yükselmesine kadar birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. ‘Hayır’ diyebilmek de sağlıklı yaşamın bir parçasıdır.”

Diyabet ve tansiyon hastaları daha fazla etkileniyor
Bayram ziyaretlerinde gün boyunca sık aralıklarla yemek tüketilmesinin kan şekeri üzerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğini belirten Özbay, özellikle diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve yaşlı bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Aşırı tuzlu, yağlı ve şekerli besinlerin kontrolsüz tüketiminin tansiyon yükselmesine ve halsizlik şikayetlerine yol açabileceğini kaydeden Özbay, porsiyon kontrolünün önemine vurgu yaptı.

“Azıcık tadına bakmak” kalori yüküne dönüşüyor
Bayram ziyaretlerinde tüketilen şerbetli tatlılar, çikolatalar, hamur işleri ve şekerli içeceklerin gün sonunda fark edilenden çok daha fazla kalori alımına neden olduğunu ifade eden Özbay, özellikle “Azıcık tadına bakmak” düşüncesiyle tüketilen yiyeceklerin biriktiğinde günlük enerji ihtiyacının çok üzerine çıkabildiğini söyledi.
Uzmanlar, bu durumun bayram sonrası kilo artışı, ödem ve sindirim problemleri olarak geri dönebileceğini belirtiyor.

Çay ve kahve suyun yerini tutmuyor
Bayram boyunca çay, kahve ve gazlı içecek tüketiminin arttığını belirten Diyetisyen Özbay, bu içeceklerin suyun yerini tutmadığını söyledi.
Yeterli su tüketilmemesinin halsizlik, baş ağrısı, cilt kuruluğu ve yorgunluk hissini artırabileceğini belirten Özbay, gün içinde düzenli su içmenin hem sindirime hem de tokluk hissine katkı sunduğunu ifade etti.
Uzmanlar ayrıca, ikramlıkların yanında şekerli içecekler yerine su tercih edilmesinin daha sağlıklı olduğunu belirtti.

Çocukların beslenme düzenine dikkat
Bayram döneminde çocukların beslenme düzeninin de bozulabildiğine dikkat çeken Özbay, aşırı şeker, çikolata, gazlı içecek ve işlenmiş gıda tüketiminin çocuklarda mide problemleri, iştahsızlık ve enerji düşüşüne yol açabileceğini söyledi.
Çocukların tamamen kısıtlanması yerine porsiyon kontrolü yapılmasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Özbay, ana öğün düzeninin korunması ve fiziksel aktivitelerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.




