YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, TİGEM Dalaman İşletme Müdürlüğü tarafından yaklaşık bin ton limonun kilogramı 12 liradan satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi.
Limon üreticisinin artan girdi maliyetleri nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini belirten Barut, kamuya ait bir işletmenin belirlediği fiyatın piyasada referans oluşturabileceğine dikkat çekti.
Geçen yıl aynı işletmenin limon için kilogram başına yaklaşık 30 lira seviyesinde fiyat belirlediğini hatırlatan Barut, aradan geçen süreçte mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye gibi temel üretim maliyetlerinin önemli ölçüde arttığını söyledi.
Barut, “Üreticinin maliyetleri bu kadar yükselmişken kamuya ait bir işletmenin limon için kilogram başına 12 lira bedel belirlemesi kabul edilemez. Çiftçinin mazot, gübre, ilaç, işçilik, sulama ve nakliye maliyetleri bu hesabın neresindedir?” diye sordu.
“Kamu fiyatı piyasada referans haline geliyor”
TİGEM tarafından gerçekleştirilecek satışın yalnızca bin tonluk ürün üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Barut, belirlenen fiyatın piyasadaki algıyı ve üreticinin gelirini etkileyebileceğini savundu.
Barut, limon üretim maliyetinin yaklaşık 10 lira seviyesinde olduğunu belirterek, “Kamunun belirlediği fiyatlar piyasada referans haline geliyor, olan çiftçinin emeğine oluyor. Ülkemizin yaklaşık 2 milyon tonluk limon üretimine sahip olduğu gözetildiğinde oyunu net olarak görüyor. Bu kötülükten vazgeçilmeli, yanlışa artık dur denilmelidir.” ifadelerini kullandı.
“AKP iktidarı kılını kıpırdatmıyor”
Tarım üreticisinin yalnızca yüksek maliyetlerle değil, ihracat süreçlerinde yaşanan güvenlik sorunlarıyla da karşı karşıya kaldığını dile getiren Barut, iktidarın üreticiyi koruyacak somut adımlar atması gerektiğini söyledi.
Barut, “Bir yandan maliyeti 10 lirayı bulan limonda yerli üretim ve üreticiye manipülasyonla darbe vurulurken, Karadeniz’de tahıl koridoru benzeri güvenli geçiş imkanı sağlanmayarak Türk çiftçisine ayrıca zarar veriliyor. Tüm bu olup bitenlere rağmen çözüm üretmesi gereken AKP iktidarı kılını kıpırdatmıyor.” dedi.
“Tarım ürünleri taşıyan gemiler için güvenli koridor oluşturulmalı”
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz üzerinden yapılan ticari taşımacılığı olumsuz etkilediğini belirten Barut, özellikle limon, mandalina ve diğer narenciye ürünlerinin ihracatında yaşanan güvenlik sorunlarının üreticiye doğrudan yansıdığını söyledi.
Barut, savaşın tarafı olmayan Türk çiftçisinin savaşın ekonomik sonuçlarını üstlenmek zorunda bırakılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Eğer ürün ihraç edilemezse fiyat düşer, sevkiyat gecikirse ürün değer kaybeder, navlun ve sigorta maliyetleri yükselirse ihracatçı zorlanır. Sonuçta bunun faturası yine çiftçiye çıkar.”
Türkiye'nin daha önce Karadeniz'de tahıl ve gıda ürünlerinin güvenli taşınması konusunda önemli girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Barut, benzer bir mekanizmanın yeniden hayata geçirilmesini istedi.
“Türk çiftçisi savaşın insafına bırakılamaz”
İktidara somut adım atma çağrısını yineleyen Barut, tarım ürünlerini taşıyan ticari gemilerin güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Barut, “İktidar yeniden harekete geçmeli, tarım ürünleri taşıyan ticari gemiler için güvenli bir Karadeniz koridorunun oluşturulması konusunda adım atmalıdır. Limon, mandalina ve diğer tarım ürünlerini taşıyan gemilerin güvenliği sağlanmalı, ihracat yollarımız açık tutulmalıdır. Türk çiftçisi savaşın ve güvenlik krizlerinin insafına bırakılamaz.” dedi.




