Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapı içerisinde yer aldığı belirtilen Alihan Kuriş ve beraberindeki bazı kişilere yönelik yeni bir operasyon gerçekleştirildi.
Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş ve beraberindeki bazı şüpheliler hakkında çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltilmişti.
Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturmanın yeni aşamasında, Kuriş ile bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketlerin para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin tespitler yapıldı.
30 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Soruşturmanın dördüncü dalgasında 30 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde arama gerçekleştirilirken, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete kayyum atanmasına da karar verildi.
Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın mali boyutunun yanı sıra dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer delillerin de incelendiği belirtildi.
Dosyada ayrıca, şüphelilerin Türkiye'deki seçim süreçlerini etkilemeye yönelik finansal faaliyetlerde bulunup bulunmadıklarına ilişkin incelemenin sürdüğü ifade edildi.
DOSYADA SEÇİM SÜREÇLERİNE İLİŞKİN İDDİALAR
Soruşturma dosyasına giren üç ayrı tanık ifadesinde, yapı içerisinde seçim dönemlerinde siyasi tercihlere yönelik yönlendirme yapıldığı ve bu yönlendirmelere uymayan bazı kişilerin sosyal ve kurumsal çevreden dışlandığı iddiaları yer aldı.
Tanıklar, farklı seçim dönemlerinde CHP'ye oy verilmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu öne sürdü. İddialara göre bu çağrılara karşı çıkan bazı kişilerin öğrenci yurtlarına, camilere, sosyal tesislere ve hatim gruplarına alınmadığı belirtildi.
Tanık ifadelerinde, söz konusu uygulamaların bazı kişiler tarafından “büyüğümüzün talimatı” şeklinde gerekçelendirildiği ve bazı durumlarda Alihan Kuriş'in adının kullanıldığı öne sürüldü.
“CHP’YE OY VERİLMESİ İSTENDİ” İDDİASI
Yapının içerisinde uzun yıllar bulunduğunu ve geçmişte vaizlik yaptığını belirten ilk tanık, seçimlerden önce Alihan Kuriş'in adı verilerek CHP'ye oy verilmesinin istendiğini iddia etti.
Tanık, bu talimata uymayan bazı kişilerin yapıya bağlı olduğunu belirttiği yurt, düğün salonu, cami ve sosyal tesislere alınmadığını öne sürdü.
Kendisine giriş yasağının gerekçesi sorulduğunda “büyüğümüzün emri” şeklinde yanıt verildiğini ve Alihan Kuriş'in adının zikredildiğini iddia eden tanık, uygulamaya itiraz ettiğini anlattı.
Bununla birlikte tanık, söz konusu organizasyonun nasıl oluşturulduğu veya Alihan Kuriş'in talimatlarının kimler aracılığıyla aktarıldığı konusunda doğrudan bilgi sahibi olmadığını da ifadesinde belirtti.
2014 VE 2023 SEÇİMLERİNE İLİŞKİN İDDİALAR
İkinci tanık ise 1968 yılından bu yana yapının içerisinde bulunduğunu, yaklaşık 10 yıl boyunca talebelik ve hocalık yaptığını öne sürdü.
Tanık, siyasi yönlendirmelerin farklı seçim dönemlerinde de yapıldığını iddia ederek 2014 yerel seçimlerinde CHP'nin büyükşehir belediye başkan adayının desteklenmesinin istendiğini ileri sürdü.
2023 seçimlerinde de CHP'ye destek verilmesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu iddia eden tanık, bu görüşe sosyal medya üzerinden karşı çıktığını ve sonrasında bazı yapı mensuplarının kendisiyle görüşmek üzere görevlendirildiğini öne sürdü.
Tanık ayrıca seçimden yaklaşık bir hafta önce bir erkek öğrenci yurdunda düzenlenen ve yaklaşık 40 kişinin bulunduğunu belirttiği toplantıda kendisine CHP'ye oy vermesi yönünde ısrar edildiğini iddia etti.
“ALİHAN KURİŞ’TEN YASAK GELEBİLİR” İDDİASI
Tanık, söz konusu talebi kabul etmemesi üzerine kendisine “Alihan Kuriş'ten yasak gelebilir” denildiğini öne sürdü.
Seçim sonrasında Kurban Bayramı'nda bayram namazı için yapıya bağlı olduğunu belirttiği bir öğrenci yurduna gittiğini anlatan tanık, kapıdaki görevliler tarafından içeri alınmadığını iddia etti.
Yasağın gerekçesini sorduğunda kendisine Alihan Kuriş'in adının verildiğini öne süren tanık, kendisinin ve başka bir kişinin isimlerinin yurtlara ve hatim gruplarına alınmayacak kişiler arasında duyurulduğunu iddia etti.
Tanık ayrıca kendisinin ve ailesinin dışlandığını, siyasi tercihi nedeniyle çevresindeki bazı kişilerin de kendisinden uzaklaştırıldığını ileri sürdü.
ÜÇÜNCÜ TANIKTAN LİSTE İDDİASI
Üçüncü tanık da yıllarca yapının yurt ve kurslarına gittiğini, geçmişte bağışlarda bulunduğunu anlattı.
2002 yılından sonra siyasi olarak AK Parti'yi desteklemeye başladığını belirten tanık, yapı içerisindeki bazı üst düzey kişilerin CHP'yi desteklediğini ve AK Parti'yi destekleyen bazı mensupların dışlandığını iddia etti.
Manavgat'taki bir öğrenci yurduna düzenli olarak gittiği dönemde yaşadıklarını anlatan tanık, yaklaşık 5-10 yıl önce bir görevlinin elindeki listeden kendisinin ve bazı kişilerin isimlerini okuyarak siyasi görüş farklılıkları nedeniyle yurtlara girişlerinin yasaklandığını söylediğini öne sürdü.
Tanık, listenin doğrudan kim tarafından hazırlandığını görmediğini belirtirken, yapı içerisindeki hiyerarşi nedeniyle kararın Alihan Kuriş'ten geldiğini düşündüğünü ifade etti.
“CHP’YE OY VERİN” YÖNLENDİRMESİ İDDİASI
Üçüncü tanık, seçim dönemlerinde bazı yurt görevlilerinden “Abimizin talimatıdır” ve “Büyüğümüzün talimatıdır, CHP'ye oy verin” şeklinde ifadeler duyduğunu iddia etti.
Tanık ayrıca Antalya'daki bazı yurtlarda “abi” ve “büyüğümüz” ifadelerinin yöneticiler veya Alihan Kuriş için kullanıldığını, yerel yöneticilere aktarıldığı belirtilen talimatların da aynı ifadelerle mensuplara iletildiğini öne sürdü.
Soruşturma kapsamında gözaltı kararlarının uygulanmasına yönelik işlemler sürerken, dosyadaki mali kayıtlar, dijital materyaller ve tanık beyanlarına ilişkin incelemelerin de devam ettiği bildirildi.





