Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Irak petrolünün Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına taşınmasının devamlılığını sağlayan Türkiye-Irak anlaşmasının bölge açısından tarihi önem taşıdığını belirtti. Ceyhan-Yumurtalık’ın günlük 3-3,5 milyon varillik petrol ticareti potansiyeline ulaşabileceğini söyleyen Kıvanç, “Enerji, sanayi, lojistik ve ticareti aynı ekosistemde buluşturabilirsek Adana’nın ihracatında 10-20 milyar dolar seviyelerini konuşabiliriz” dedi.
Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, Ceyhan-Yumurtalık bölgesinin enerji, sanayi ve lojistik açısından taşıdığı potansiyele ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
13 Temmuz 2006’da resmi açılışı gerçekleştirilen Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’nın ardından Ceyhan’ın küresel enerji ticaretindeki öneminin giderek arttığını belirten Kıvanç, Türkiye ile Irak arasında 1 Ağustos’ta imzalanan bir yıllık anlaşmanın da bölge açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi.

“Türkiye-Irak anlaşmasını çok önemli buluyoruz”
Anlaşmayla Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı üzerinden günlük 750 bin varillik petrol taşıma kapasitesinin kullanılması konusunda önemli bir adım atıldığını belirten Kıvanç, Irak petrolünün Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılmasının devamlılığının güvence altına alındığını ifade etti.
Kıvanç, düzenlemenin iki ülke arasında daha kapsamlı ve uzun vadeli enerji iş birliğinin önünü açabilecek nitelikte olduğunu söyledi.
“Ceyhan’ın kapasitesi 2,5 milyon varile çıkabilir”
Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı’nın mevcut kapasitesinin günlük yaklaşık 1,5 milyon varil olduğunu aktaran Kıvanç, hattın 2,5 milyon varile kadar çıkabilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Dünyanın günlük petrol ihtiyacının yaklaşık 103 milyon varil olduğunu ifade eden Kıvanç, “1,5 milyon varillik kapasite dünya petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 1,5’ine karşılık geliyor. 2,5 milyon varillik potansiyelin hayata geçmesi halinde ise Ceyhan’ın küresel petrol ticaretindeki ağırlığı çok daha fazla artacaktır” dedi.

Ceyhan’da 3-3,5 milyon varillik potansiyel
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden Ceyhan’a günlük yaklaşık 550-600 bin varil petrol geldiğini belirten Kıvanç, hatta yaklaşık 400 bin varillik kullanılmayan kapasite bulunduğunun ifade edildiğini söyledi.
Irak’tan gelebilecek 2,5 milyon varillik potansiyel ile BTC’nin mevcut ve kullanılabilecek kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi halinde Ceyhan’da günlük 3-3,5 milyon varillik petrol ticareti hacmine ulaşılabileceğini belirten Kıvanç, bunun dünya petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 3-3,5’ine karşılık gelebileceğini kaydetti.
“Türkiye’ye yıllık 500 milyon dolar gelir potansiyeli”
Anlaşmanın Türkiye ekonomisine sağlayabileceği katkıya da değinen Kıvanç, günlük 750 bin varillik kapasitenin kullanılmasının Türkiye’ye yıllık yaklaşık 500 milyon dolar gelir potansiyeli oluşturabileceğini ifade etti.
Kıvanç, “Bütün bu rakamlar bize şunu gösteriyor: Ceyhan artık yalnızca petrolün Türkiye’ye giriş yaptığı bir terminal değil, küresel enerji ticaretinde çok daha büyük rol üstlenebilecek stratejik bir merkezdir” ifadelerini kullandı.

“Ceyhan’ı Rotterdam’a dönüştürebiliriz”
Ceyhan-Yumurtalık bölgesinin yalnızca petrolün taşındığı bir merkez olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kıvanç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın bölge için yaptığı “Rotterdam” benzetmesinin önemli olduğunu söyledi.
Kıvanç, bölgenin Rotterdam’ın yanı sıra Singapur’daki Jurong Adası veya Suudi Arabistan’daki Cübeyl gibi büyük sanayi ve enerji merkezlerine benzer bir yapıya kavuşabileceğini ifade etti.
“Rotterdam yalnızca petrolün geldiği bir liman değil” diyen Kıvanç, “Petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı, işlendiği; rafinerilerin, petrokimya tesislerinin, lojistik merkezlerinin ve sanayi yatırımlarının bir arada bulunduğu büyük bir ekonomik ekosistem. Ceyhan için de bizim hedefimiz tam olarak bu olmalı” şeklinde konuştu.
“Ceyhan-Yumurtalık, Adana’nın stratejik rotası”
Türkiye’nin ve Adana’nın gelecekteki stratejik üretim rotalarından birinin Ceyhan-Yumurtalık olduğunu belirten Kıvanç, enerji, kimya ve petrokimya yatırımlarının tamamlanması halinde bölgenin Akdeniz çanağının önemli üretim merkezlerinden biri olabileceğini söyledi.
Kıvanç, “Buradaki petrolü yalnızca taşıyıp dünya piyasalarına göndermek yerine, Ceyhan’da depolayabilir, ticaretini yapabilir, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla katma değerli ürünlere dönüştürebiliriz” dedi.
“Adana’nın ihracatında 10-20 milyar dolarları konuşabiliriz”
Adana’nın 2025 yılında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini hatırlatan Kıvanç, planlanan enerji, kimya, petrokimya, üretim ve lojistik yatırımlarının tamamlanmasıyla kentin ihracat kapasitesinin önemli ölçüde artabileceğini belirtti.
Kıvanç, “Bu yatırımları doğru şekilde hayata geçirdiğimizde Adana’nın ihracatında 10-20 milyar dolarları konuşabiliriz” ifadelerini kullandı.

Üç endüstri bölgesi sanayi altyapısını güçlendirecek
Ceyhan-Yumurtalık hattında kurulacak üç endüstri bölgesinin yanı sıra Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de önemli yatırım alanları oluşturduğunu belirten Kıvanç, asıl fırsatın bu bölgelerin birbirleriyle entegre çalışmasından doğacağını söyledi.
“Enerji, kimya, petrokimya, üretim, lojistik ve ticaretin aynı ekosistem içerisinde gelişmesiyle çok büyük bir ekonomik değer ortaya çıkacaktır” diyen Kıvanç, yatırımların birbirinden bağımsız değil, bütüncül bir anlayışla planlanması gerektiğine dikkat çekti.
“Türkiye’nin ikinci büyük körfezi olabilir”
Ceyhan-Yumurtalık bölgesindeki yatırımların tamamlanmasıyla bölgenin Marmara’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük sanayi ve lojistik körfezi haline gelebileceğini ifade eden Kıvanç, planlanan Adana Ana Konteyner Limanı’nın da bu vizyonun en önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.
Toplam 9 milyon TEU kapasiteyle hayata geçirilmesi planlanan limanın Adana’nın lojistik kabiliyetini küresel ölçekte güçlendireceğini belirten Kıvanç, kentin uluslararası ticarette çok daha güçlü bir konuma taşınabileceğini kaydetti.
“Enerji, hammadde, üretim ve lojistik burada buluşacak”
Ceyhan-Yumurtalık’ın sahip olduğu avantajları sıralayan Kıvanç, “Enerji burada olacak, hammadde burada olacak, üretim burada olacak, liman ve lojistik altyapısı burada olacak. Bunları birbirine bağladığımızda ortaya yalnızca Adana için değil, Türkiye için çok güçlü bir üretim, ihracat ve ticaret merkezi çıkacaktır” dedi.
Bölgedeki yatırımların yalnızca Adana’ya yönelik projeler olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Kıvanç, Ceyhan-Yumurtalık hattının Türkiye’nin enerji ve sanayi geleceğinde stratejik bir üretim koridoru olduğunu ifade etti.

Yatırımlar bütüncül anlayışla ele alınmalı
Bölgede enerji altyapısı ve petrol depolama kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kıvanç; petrol ve petrol ürünleri ticaretinin geliştirilmesi, rafineri ve petrokimya yatırımlarının hızlandırılması ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin güçlü yatırımlarla hayata geçirilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Demiryolu, karayolu ve liman bağlantılarının güçlendirilmesi gerektiğini de vurgulayan Kıvanç, 9 milyon TEU kapasiteli Adana Ana Konteyner Limanı’nın enerji, üretim ve lojistiğin bütünleşmesi açısından kritik önemde olduğunu kaydetti.
“Ceyhan’ın enerji merkezi olma potansiyelini çok kıymetli buluyoruz”
Kıvanç, Ceyhan’ın enerji merkezi olma potansiyelinin değerlendirilmesi, Irak ile enerji iş birliğinin geliştirilmesi ve petrol akışının artırılması yönünde atılan adımlar dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ilgili bakanlar ve milletvekillerine teşekkür etti.
Kıvanç, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Sayın Bakanımızın ortaya koyduğu vizyonla Ceyhan’ın Türkiye’nin enerji ve sanayi geleceğinde çok daha önemli bir konuma geleceğine inanıyoruz” dedi.
Ceyhan-Yumurtalık’ın enerjinin, sanayinin, lojistiğin ve ticaretin aynı noktada buluştuğu, Akdeniz çanağının önemli üretim üslerinden birine dönüşebilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Kıvanç, bölgenin geleceğinin Adana ve Türkiye ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.





