Türkiye'nin en karışık nüfusuna sahip şehri Adana, yıllardır göç almaya devam ediyor. Hızla artan nüfus nedeniyle gerçek Adanalıların kimler olduğu ise merak ediliyor. Araştırmalar şehrin köklerinde üç ana grubun olduğunu işaret ediyor. Sokaktaki vatandaşın bildiğinin aksine, şehrin demografik temeli çok daha eskiye ve farklı coğrafyalara dayanıyor.
TARIM İÇİN SURİYE'DEN NÜFUS GETİRİLDİ

19. yüzyılda bölgedeki tarımı canlandırmak için, Suriye tarafındaki Arap Alevi nüfusu bu bölgeye yerleştirdi. Bu aileler Tarsus ve Hatay hattına yerleşerek üretime katıldı. Şehrin dağlık kısımları ise Yörük Türkmenlere kaldı. Ermeniler de bölgenin eski sakinleri arasındaydı ancak yaşanan olaylar sonrası nüfusları giderek azaldı.
FABRİKALAR AÇILINCA GÖÇ PATLADI

1950'li yıllarda sanayi hamlesi başlayınca şehirde işler değişti. Fabrikalar işçi, tarlalar çalışan aradı. Bu çağrıya Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi sessiz kalmadı. Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır'dan gelen binlerce aile, Adana ovasına yerleşti. Bu göç akını 1995 yılına kadar hiç durmadı. Sadece doğudan değil, Balkanlar'dan gelen muhacirler de kentin nüfusuna eklendi.
FARKLI MESLEKLERE YÖNELDİLER

Şehirdeki demografik yapı mesleklere de yansıdı. Karadenizliler inşaat sektörünü elinde tutarken, Egeliler tarım bilgisini konuşturdu. İç Anadolu'dan gelenler ise genellikle memuriyeti seçti.
Farklı kültürler zamanla iç içe geçtiği için bugün Adana'da kimse köken ayrımı yapmıyor. Sıcağa alışan ve şalgamı seven herkes kendini Adanalı olarak tanıtıyor.




