Küresel iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha sert hissedildiği günümüzde, Adana'nın şiddetli sağanak yağışlar karşısında en kırılgan ve sel riskine en yatkın ilçesi olarak Yüreğir öne çıkıyor. Uzmanların hazırladığı jeolojik ve kentsel altyapı raporlarına göre, Seyhan Nehri'nin doğu yakasında konumlanan bu büyük ilçe, hem tarihi kentleşme hatalarının hem de coğrafi dezavantajlarının bedelini her şiddetli yağmurda sokaklarının göle dönmesiyle ödüyor. Peki, Yüreğir'i su baskınlarının merkez üssü haline getiren temel faktörler neler?

Adana’da hava değişiyor! Sıcakların ardından sağanak geliyor
Adana’da hava değişiyor! Sıcakların ardından sağanak geliyor
İçeriği Görüntüle

KOT FARKI VE TARIMSAL SULAMA KANALLARININ YARATTIĞI TEHLİKE

Yüreğir ilçesini sel felaketlerine karşı savunmasız bırakan en önemli etkenlerin başında, bölgenin deniz seviyesine göre taşıdığı düşük kot (rakım) farkı geliyor. İlçe, adeta devasa bir çanağın tabanına oturmuş durumda. Bu coğrafi dezavantaj, kentin yüksek kesimlerine yağan yağmur sularının hızla Yüreğir'in merkezine doğru akmasına neden oluyor. Ayrıca ilçe, sadece yoğun bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda Çukurova'nın tarımsal sulama ağının da tam kalbinde yer alıyor. Mahallelerin arasından ve çevresinden geçen devasa Devlet Su İşleri (DSİ) sulama ve tahliye kanalları, ani ve şiddetli sağanak yağışlarda kapasitesini aşarak taşıyor. Kanallardan taşan çamurlu sular, kırsal mahallelerdeki tarım arazilerini yutmakla kalmıyor, eğimin de etkisiyle hız kazanarak doğrudan şehir merkezindeki evlerin ve iş yerlerinin zemin katlarına doluyor.

Yüreğir’de Sağanak Alarmı Başkan Ali Demirçalı Ve Ekipler Sahada2

ÇARPIK KENTLEŞME VE BETONLAŞMANIN FATURASI AĞIR OLUYOR

Yüreğir'in su baskınlarına teslim olmasının bir diğer can alıcı nedeni ise yıllar içinde oluşan çarpık kentleşme ve yetersiz altyapı sistemleridir. Geçmiş on yıllarda hızlı göç alan ilçede, plansız bir şekilde inşa edilen derme çatma yapılar ve dar sokaklar, yağmur sularının doğal akış güzergahlarını tamamen tıkamış durumda. Normal şartlarda toprağın emmesi gereken yağmur suları, her metrekarenin asfalt ve betonla kaplanması (toprak mühürlenmesi) nedeniyle doğrudan yüzey akışına geçiyor. İlçedeki mevcut kanalizasyon ve yağmur suyu drenaj hatlarının, eski nüfus yoğunluğuna göre inşa edilmiş olması ve günümüzün ani bastıran tropikal karakterli yağışlarını taşıyacak çapa sahip olmaması, rögarların geri tepmesine ve sokakların dakikalar içinde nehre dönüşmesine zemin hazırlıyor.

UZMANLARDAN ACİL 'DİRENÇLİ ALTYAPI' VE DRENAJ ÇAĞRISI

Şehir plancıları ve afet yönetimi uzmanları, Yüreğir'in geleceği için tehlike çanlarının çaldığını belirtiyor. İklim krizinin getirdiği ani hava olaylarının artık istisna değil, bir rutin haline geldiği vurgulanarak, ilçenin altyapısının baştan aşağı yenilenmesi gerektiği ifade ediliyor. Bu kapsamda, yağmur suyu toplama hatları ile kanalizasyon hatlarının ivedilikle birbirinden ayrılması, mevcut tahliye kanallarının yataklarının genişletilerek temizlenmesi ve kentsel dönüşüm projelerinde mutlaka suyu emebilen "sünger şehir" konseptli yeşil alanların artırılması gerektiği belirtiliyor. Aksi takdirde, Yüreğir halkı her kış mevsiminde evlerini ve mallarını korumak için sel sularıyla amansız bir mücadele vermek zorunda kalmaya devam edecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ