Bu mesajların arkasında yatan güç ise Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın Veri Odaklı Denetim stratejisiyle hayata geçirdiği Mekânsal Veri Analizi (MEVA) programıdır. İnternetteki emlak platformlarını, tapu ve kadastro verilerini, banka ekspertizlerini ve kredi dökümlerini tek bir sistemde buluşturan MEVA, yapay zekanın gücüyle gerçek piyasa fiyatlarını belirliyor. Eğer Adana'daki bir satış işlemi ile sistemin bulduğu değer arasında uçurum varsa, "kimse fark etmez" düşüncesi yerini doğrudan gönderilen düzeltme taleplerine bırakıyor.
Uzlaşma Süreçleri ve Vergi Ziyaı Cezası
MEVA'nın uyarılarını dikkate almayan Adanalı mülk sahiplerine, sürecin resmileşmesi anlamına gelen İzaha Davet yazısı ulaşıyor. Bu aşamada mükellefin 30 günlük yasal bir uzlaşma süresi bulunuyor. Eğer bu davete icabet edilip uzlaşma sağlanırsa, yüzde yüz olarak uygulanacak vergi ziyaı cezası indirilerek yüzde yirmi oranında kesiliyor. Ancak bu çağrıya da yanıt verilmez veya mantıklı bir sebep sunulmazsa, 2026 yılının sıkı kuralları gereğince eksik harcın yanı sıra kaçırılan tutarın bir katı (yüzde yüzü) kadar ceza ve geçmişe dönük gecikme faizi doğrudan vatandaştan tahsil ediliyor.

Fiktif Rakamlara Karşı Hukuki Haklar
Adana'daki mükelleflerin, devletin gönderdiği yazılardaki tahmini değerlere karşı çok dikkatli olması gerekiyor. Vergi dairesinin yapay zekaya dayanarak satış bedelini çok yüksek belirlediği durumlarda, sırf işlemi sonlandırmak için bu fiktif rakamı kabul etmek büyük bir hatadır. Bu rakamı peşinen kabul etmek, ileride hem satıcıyı hem de alıcıyı ticari kazanç veya değer artış kazancı incelemelerinde bağlayıcı hale getiriyor. Danıştay içtihatları bu noktada vatandaşı koruyor; idarenin soyut yapay zeka verileriyle değil, banka dekontları gibi somut kanıtlarla ispat yapması emrediliyor. Somut bir delile dayanmayan tarhiyatlar için Adana'daki Vergi Mahkemelerine başvurarak iptal davası açma hakkı her zaman mahfuzdur.





