Yurt genelinde bahar aylarında etkili olan yağışlarla birlikte baraj, nehir ve sulama kanallarındaki su seviyeleri önemli ölçüde yükseldi. Havaların ısınmasıyla serinlemek isteyen vatandaşların akarsulara yönelmesi ise beraberinde acı olayları getirdi. Birçok ilde akıntıya kapılan vatandaşlar hayatını kaybederken, bazı kayıp kişiler için arama çalışmaları sürüyor.
Uzmanlar, özellikle debisi yükselen nehirler, dereler ve sulama kanallarının büyük risk taşıdığına dikkat çekerek vatandaşları kontrollü yüzme alanlarını tercih etmeleri konusunda uyardı.
“Akıntılı sular her zaman tehlikelidir”
Yüreğir Atakent Gençlik Merkezi Yüzme Antrenörü Semir Topal, akıntılı suların göründüğünden çok daha tehlikeli olduğunu belirterek, vatandaşların bilinmeyen ve kontrolsüz alanlarda yüzmemesi gerektiğini söyledi.
15 yıldır yüzme antrenörlüğü yaptığını ifade eden Topal, “Bizler yüzme antrenörü olarak akıntılı suya ve derinliği bilinmeyen alanlara girilmesini hiçbir zaman tavsiye etmiyoruz. Eğer vatandaşlarımız yüzmek ve serinlemek istiyorsa, bakanlığımızın ve belediyelerimizin hizmete sunduğu yüzme havuzlarını tercih etmelerini öneriyoruz. Kontrollü alanlarda spor yapmak çok daha güvenlidir” dedi.
“Bu yıl su seviyeleri ciddi şekilde yükseldi”
Bu yıl etkili olan yağışlar nedeniyle su seviyelerinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Topal, yükselen debinin tehlikeyi daha da artırdığına dikkat çekti.
Topal, “Bu yıl yağışlarla birlikte sularımız ciddi şekilde doldu. Ancak akıntılı sular her zaman risklidir. Yüzme bilmek burada tek başına yeterli değildir. Hatta boğulma vakalarının önemli bir kısmı yüzme bildiğini düşünen kişilerde yaşanıyor. Çünkü bu tür kazalar bir anda meydana geliyor ve kişinin müdahale şansı çok azalıyor” diye konuştu.
“Durgun görünen su bile aldatıcı olabilir”
Suyun yüzeyinin sakin görünmesinin güvenli olduğu anlamına gelmediğini belirten Topal, özellikle dip akıntılarının büyük risk oluşturduğunu söyledi.
“Görünürde su durgun olabilir ancak altında çok güçlü dip akıntıları bulunabilir. Suya girilen nokta ile çıkılan nokta arasında ciddi mesafeler oluşabilir. İnsanlar panik yaparak kontrolü kaybedebilir. Bu nedenle sulama kanalları, nehirler ve akıntılı su kaynaklarından uzak durulmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Akıntıya kapılan kişinin kurtulması çok zor”
Akıntılı sularda meydana gelen kazalarda kurtarma çalışmalarının oldukça güç olduğunu vurgulayan Topal, çevredeki kişilerin hızlı müdahalesinin hayati önem taşıdığını söyledi.
“Boğulma tehlikesi yaşayan kişinin kurtulması çoğu zaman çevrede bulunan insanların müdahalesine bağlıdır. Kişi nefes kontrolünü sağlamaya çalışmalı ve sesini duyurmalıdır. Ancak akıntılı suya düşen ya da giren bir kişinin kurtulması gerçekten çok zordur. Tutunacak bir yer yoksa, suyun debisi yüksekse ve bölgede kayalar bulunuyorsa hayati risk daha da artar” dedi.
“İlk yardım hayat kurtarır”
Sudan çıkarılan kişilere zaman kaybetmeden ilk yardım uygulanması gerektiğini belirten Topal, vatandaşların bu konuda bilinçli olması gerektiğini söyledi.
Topal, “Boğulma tehlikesi geçiren bir kişi sudan çıkarıldığında nefes almıyorsa ilk yardım eğitimi olan kişiler tarafından suni teneffüs uygulanmalıdır. Eğer çevrede ilk yardım bilen kimse yoksa vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır. Bu tür olaylarda ilk dakikalar hayati önem taşır” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, yaz aylarının başlamasıyla birlikte özellikle çocukların ve gençlerin sulama kanalları, nehirler ve akarsulara girmemesi gerektiğini vurgulayarak, serinlemek isteyen vatandaşların yalnızca güvenli ve kontrollü yüzme alanlarını tercih etmeleri çağrısında bulundu.