TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Toros TV'de yayımlanan “Melisa ile Doğruya Doğru” programında Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Melisa Karmış'ın sorularını yanıtladı.
Adana'nın olası bir depreme ne kadar hazırlıklı olduğu, binaların güvenliği, hasar tespitleri, kentsel dönüşümün yavaşlaması ve sel riskine karşı altyapı sorunları hakkında değerlendirmelerde bulunan Çak, kentin yapı stokunun ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.
“427 bin binanın 40-45 bini risk havuzunda olabilir”
Adana'da kapsamlı bir yapı stoku envanterinin henüz çıkarılmadığını belirten Çak, 6 Şubat depremlerinin ardından kent genelindeki bina sayısının 427 bin olarak belirlendiğini ifade etti.
Ancak deprem sonrasında yapılan hasar tespitlerinin binaların gelecekteki depremlere karşı dayanıklılığını ortaya koymadığına dikkat çekti.
Çak, şunları söyledi:
“Bizim tahminimiz ve sahadan aldığımız veriler bu 427 bin binadan neredeyse 40-45 bini risk havuzunda yer alıyor. Bakın doğrudan risk derecesini söylemiyorum ama risk havuzunda yer alıyor.”
Bu binaların hangilerinin orta veya ağır hasar görebileceğinin ya da yıkılma riski taşıdığının bilimsel çalışmalarla belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Çak, belediyeler, valilik ve ilgili bakanlığın koordinasyonuyla bina bazında risk haritalarının hazırlanmasını istedi.
6 Şubat'ta yıkılan binaların ortak özelliklerini anlattı
Adana'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan 11 binanın özelliklerini değerlendiren Çak, bu yapıların büyük bölümünün 1990-1998 yılları arasında inşa edildiğini söyledi.
Çak'a göre söz konusu yapılarda elle hazırlanmış beton, zemin ve asma katlarda iş yerleri, kaldırılmış dolgu duvarlar ve geniş konsol çıkmalar gibi ortak özellikler bulunuyordu.
Bu binaların 10 ila 14 katlı olduğunu belirten Çak, yapıların projelendirilmesi, malzeme kalitesi ve denetim süreçlerindeki eksikliklere dikkat çekti.
Çak ayrıca bir binanın yalnızca yüksek katlı olduğu için güvensiz, az katlı olduğu için de güvenli sayılamayacağını belirtti. Deprem güvenliğinde doğru mühendislik, uygulama ve denetimin belirleyici olduğunu ifade etti.
“Adana'da kaçak yapılaşma kabul edilemez boyutta”
Adana'daki kaçak yapılaşmanın önemli bir sorun olduğunu söyleyen Çak, özellikle Seyhan ve Yüreğir'deki yapılaşmaya dikkat çekti.
Bu bölgelerde kaçak yapılaşmanın yüzde 60'ın üzerinde olduğunu öne süren Çak, Güney Adana ve Güney Yüreğir'de sorunun daha yoğun olduğunu, Sarıçam ve Çukurova'da da kaçak kat ilavelerine rastlandığını ifade etti.
Kaçak yapıların ve sonradan eklenen katların mevcut riskleri artırdığını belirten Çak, teknolojik imkânlarla bu yapılaşmanın takip edilebileceğini, ancak denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkin işletilmesi gerektiğini savundu.
“Kentsel dönüşümde en riskli yerlerden başlanmalı”
Adana'da kentsel dönüşümün ciddi biçimde yavaşladığını söyleyen Çak, dönüşüm kararlarında ekonomik getiriden önce deprem riskinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Özellikle D-400 kara yolunun (E-5) güneyinde kalan Seyhan mahallelerinin önemli bir bölümünde dönüşüm ihtiyacı bulunduğunu ifade eden Çak, bazı bölgelerde tek tek bina yenilemek yerine mahalle ölçeğinde projeler uygulanması gerektiğini söyledi.
Barbaros Mahallesi'ni örnek gösteren Çak, 2014 yılında alınan dönüşüm kararının ardından 12 yılda yaklaşık 600 konut yapılabildiğini, buna karşılık 2 binin üzerinde konut ihtiyacı bulunduğunu dile getirdi.
Kentsel dönüşümün yalnızca yeni konut üretmekten ibaret olmadığını belirten Çak, ulaşım, altyapı, sosyal yaşam ve güvenlik sorunlarının da birlikte çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Ev alacak ve kiralayacak vatandaşlara önemli uyarı
Hıdır Çak, ev satın alacak veya kiralayacak vatandaşların yalnızca binanın dış görünüşüne ve yaşına bakarak karar vermemesi gerektiğini söyledi.
Özellikle 1998 öncesinde yapılan binaların daha dikkatli incelenmesini öneren Çak, yapı ruhsatı, iskân belgesi, proje bilgileri ve binanın denetim geçmişinin araştırılmasını istedi.
Bodrum katlarındaki kolon ve kirişlerde beton dökülmesi, donatıların açığa çıkması ve yoğun paslanma gibi belirtilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Ancak bu gözlemlerin tek başına binanın güvenli veya güvensiz olduğunu göstermeyeceğini vurgulayan Çak, kesin değerlendirmenin uzman mühendisler tarafından yapılacak deprem performans analiziyle mümkün olacağını ifade etti.
“Orta hasarlıdan hasarsıza dönen binalar incelenmeli”
6 Şubat depremlerinden sonra Adana'da yaklaşık 4 bin orta hasarlı ve 3 bin ağır hasarlı bina tespit edildiğini belirten Çak, hukuki süreçler dışında kalan bu yapıların büyük bölümünün yıkıldığını söyledi.
Az hasarlı ve hasarsız binaların taşıyıcı sistem bakımından aynı kategoride değerlendirilebildiğini anlatan Çak, hasar sınıfı sonradan değiştirilen binalar konusunda ise vatandaşları uyardı.
Özellikle orta hasarlıdan doğrudan hasarsıza dönüştürülen binaların önceki hasar tespit fotoğraflarının ve raporlarının incelenmesini önerdi.
Adana'nın sel altyapısına ilişkin çarpıcı iddia
Programda yalnızca deprem değil, Adana'nın sel ve su baskını riski de gündeme geldi.
Çak, kentte yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarının önemli bir bölümünün birleşik sistemle çalıştığını belirterek altyapının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Adana'da şu an kanalizasyonun ve yağmur suyunun ayrık olarak çalıştığı hat oranı yüzde 20. Bakın yüzde 80'i birleşik çalışıyor” diyen Çak, yoğun yağışlarda bu durumun su baskını riskini artırdığını ifade etti.
Adana İl Afet Risk Azaltma Planı'nın (İRAP) güncellenme sürecine de değinen Çak, risklerin yalnızca raporlarda belirlenmesinin yeterli olmadığını, somut önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Meslek odaları karar alma süreçlerinde yok”
Kentteki imar ve yapılaşma kararlarında meslek odalarının yeterince yer almadığını savunan Çak, imar planlarının hazırlanmasından denetim süreçlerine kadar mühendislerin ve mimarların görüşlerine daha fazla başvurulması gerektiğini belirtti.
İnşaat mühendislerinin istihdam sorunlarına da değinen Çak, oda araştırmalarına göre her üç inşaat mühendisinden birinin, genç mühendislerde ise her iki kişiden birinin işsiz olduğunu söyledi.
Yüksek faizler, artan inşaat maliyetleri ve konut sektöründeki yavaşlamanın meslekteki istihdam olanaklarını daralttığını ifade eden Çak, genç mühendislerin desteklenmesi çağrısında bulundu.




