TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu, Seyhan ilçesinde Pınar, Fatih ve Gürselpaşa mahallelerini kapsayan yaklaşık 440 hektarlık alana ilişkin imar planı revizyonu hakkında kamuoyunu bilgilendiren ayrıntılı bir açıklama yayımladı.

Kurul, söz konusu planın son günlerde farklı yönleriyle tartışıldığını belirterek, teknik ve hukuki boyutların eksik ya da hatalı değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Planlama süreci 60 yılı kapsıyor

TMMOB Adana İKK, söz konusu alanın planlama geçmişinin 1964 yılına kadar uzandığını belirtti. Yaklaşık 60 yıllık süreç içerisinde çok sayıda plan değişikliği, revizyon ve yargı süreci yaşandığına dikkat çekildi.

Açıklamada, 2007 yılında aynı planlama bölgesindeki bazı imar adalarına E=2.40, bazılarına ise E=1.20 emsal hakkı tanınmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları bakımından tartışmalara neden olduğu ve konunun yargıya taşındığı hatırlatıldı.

Kurul, 2012’de kesinleşen 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda bölgenin tamamının yüksek yoğunluklu konut alanı olarak planlanmasına rağmen 2013’te hazırlanan 1/5.000 ölçekli planda farklı yoğunluk kararlarının sürdürülmesi üzerine yeni yargı süreçlerinin başladığını ifade etti.

2019 ve 2022 planları iptal edildi

Açıklamada, mahkeme kararları ve bilirkişi raporlarında üst ve alt ölçekli planlar arasında uyumsuzluk, benzer alanlarda farklı yoğunluk kararları, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine aykırılık gibi tespitler yapıldığı belirtildi.

Bu kararlar sonrasında hazırlanan 2019 yılı plan revizyonunun yargı kararıyla iptal edildiği, 2022 yılında hazırlanan yeni planın ise park alanları ve plan sınırlarına ilişkin hukuki gerekçeler nedeniyle yeniden iptal edildiği kaydedildi.

TMMOB Adana İKK, bugün yürürlükte bulunan planın geçmişteki yargı kararlarının gereklerini yerine getirme iddiasıyla hazırlandığını belirterek, esas tartışmanın geçmiş hukuka aykırılıkların giderilip giderilmediği, plan bütünlüğünün sağlanıp sağlanmadığı ve kamu yararının korunup korunmadığı üzerinden yapılması gerektiğini vurguladı.

“Bir plan yalnızca emsal üzerinden değerlendirilemez”

Kurul, kamuoyunda tüm bölgeye E=2.40 emsal verildiği yönündeki değerlendirmelerin teknik olarak doğru olmadığını belirterek, mevcut ruhsatlı ve nitelikli yapıların haklarının korunduğunu, dönüşüm öngörülen alanlarda ise farklı yoğunluk kararlarının uygulandığını ifade etti.

Ancak TMMOB, asıl sorunun yalnızca emsal olmadığını belirterek şu uyarıda bulundu:

“Bir planın yalnızca emsal değerleri üzerinden değerlendirilmesi yeterli değildir. Mevcut yapı stokunun niteliği, alanın zemin özellikleri, deprem riski, nüfus artışıyla ortaya çıkacak ulaşım ve altyapı ihtiyacı ile sosyal donatı kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.”

Deprem ve zemin yapısı vurgusu

Adana’nın deprem riski taşıyan bir kent olduğuna dikkat çeken kurul, 6 Şubat depremlerinin kentte yarattığı etkilerin yapı güvenliği ve dirençli kent politikalarının önemini bir kez daha gösterdiğini belirtti.

Kozan Belediyesi’nden eğitime güçlü destek
Kozan Belediyesi’nden eğitime güçlü destek
İçeriği Görüntüle

Pınar, Fatih ve Gürselpaşa mahallelerinde yoğunluğun artırılmasının; bina yaşı, kat adedi, taşıyıcı sistem özellikleri, zemin koşulları ve olası deprem davranışıyla birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.

Kurul, jeolojik, jeofizik ve jeoteknik verilerin güncel biçimde değerlendirilmeden yalnızca parsel bazında yapı güvenliği üzerinden karar verilmesinin yetersiz kalacağını ifade etti.

“Kişiye veya parsele ayrıcalık sağlanmamalı”

TMMOB Adana İKK, aynı ada içerisinde farklı emsal uygulamalarıyla kişiye veya parsele ayrıcalık sağlayan planlama anlayışından uzak durulması gerektiğini vurguladı.

Daha düşük yoğunluklu yapıların bulunduğu alanlarda dönüşüm sonrası daha yüksek katlı ve daha yoğun yapılaşmaya geçilmesinin yalnızca binaların yenilenmesi anlamına gelmediğine dikkat çekildi.

Bu dönüşümün aynı zamanda nüfus, trafik, otopark, altyapı ve sosyal donatı ihtiyacını da artıracağı belirtildi.

Nüfus yoğunluğu hesabı için açıklık talebi

Kurulun dikkat çektiği bir diğer başlık, plan notlarındaki nüfus yoğunluğu aralıkları oldu.

Yüksek yoğunluklu konut alanlarının 301-600 kişi/hektar, çok yüksek yoğunluklu alanların ise 601 kişi/hektar ve üzeri olarak tanımlandığına dikkat çekilerek, 301 kişi ile 600 kişi arasındaki farkın toplam nüfus ve altyapı ihtiyacı açısından büyük değişiklik yaratabileceği belirtildi.

TMMOB, hangi nüfus değerinin esas alınacağının açık biçimde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

Sosyal donatı ve altyapı aynı oranda artırılmalı

Açıklamada, bir bölgede yapılaşma ve nüfus artırılıyorsa eğitim, sağlık, yeşil alan, spor, sosyal tesis, otopark, ulaşım ve teknik altyapı kapasitesinin de aynı planlama kararı içerisinde artırılması gerektiği belirtildi.

Kurul, aksi durumda yapı stokunun yenilenmesine rağmen daha yoğun, daha fazla trafik ve otopark baskısı yaratan, yeşil alan ve sosyal donatıların yetersiz kaldığı bir kent dokusunun ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.

“Kamu yararı ve kentsel kapasite birlikte değerlendirilmeli”

TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu, yüksek yoğunluk kararlarının tek başına doğru ya da yanlış olarak nitelendirilemeyeceğini, asıl önemli olanın bu yoğunluğun hangi bilimsel gerekçelerle ve hangi kentsel kapasite içerisinde önerildiği olduğunu vurguladı.

Açıklamada, “Kent planlarının başarısı, yalnızca ne kadar yapılaşma hakkı üretildiğiyle değil; bu yapılaşmanın kentte nasıl bir yaşam çevresi oluşturacağıyla ölçülmelidir” denildi.

TMMOB’dan izleme mesajı

Kurul, meslek odalarının herhangi bir planı peşinen savunmak ya da reddetmek gibi bir yaklaşım içinde olmadığını belirterek, planlama süreçlerini bilimsel veriler, şehircilik ilkeleri, kamu yararı ve yargı kararları çerçevesinde değerlendirdiklerini ifade etti.

Pınar, Fatih ve Gürselpaşa mahallelerini kapsayan planlama sürecinin de teknik raporlar, plan kararları ve mahkeme hükümleri birlikte değerlendirilerek izlenmeye devam edileceği bildirildi.

Açıklamanın sonunda, “Kentimizin geleceğini ilgilendiren tüm planlama süreçlerinde kamu yararını, planlama disiplininin evrensel ilkelerini, afetlere dirençli kent yaklaşımını ve kent hakkını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Kaynak: TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu