Kozan’ın Güneri Caddesi’nde yaklaşık 30 yıldır dokuma tezgâhının başında üretim yapan Feyyaz Atar, kullanılmayan tekstil ürünlerini el emeğiyle yeniden değerlendiriyor. Eski kazakların ipleri ve penyelerden kesilen kumaş parçaları, Atar’ın tezgâhında kilim, yolluk ve sedir örtüsüne dönüşüyor.

İlkokulun ardından ailesinin teşvikiyle mesleğe başlayan Atar, ustasının yanında çıraklıktan kalfalığa, ardından ustalığa uzanan bir yolculuk geçirdi. Yıllardır aynı küçük dükkânda çalışan Atar, hem geçimini sağlıyor hem de geleneksel dokumacılığı sürdürüyor.

6 Şubat'ta aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetmişti! Adana'da yürek burkan vefa
6 Şubat'ta aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetmişti! Adana'da yürek burkan vefa
İçeriği Görüntüle

Eski kazaklardan kilim ve yolluk üretiyor

Dokumada çoğunlukla eski kazaklardan sökülen ipleri kullandığını anlatan Atar, müşterilerinin bir bölümünün ipleri yumak yaparak getirdiğini, kullanılmamış iplerle sipariş verenlerin de bulunduğunu söyledi.

Mesleğe amcasının yönlendirmesiyle başladığını belirten Atar, “Yaklaşık 30 senedir bu işi yapıyoruz. Amcamın sayesinde dokuma tezgâhına verdiler. Burada başladık, bırakmadık, devam ettirdik. Genelde eski kazak söküntülerini kullanıyoruz. Bazen kendileri söküp yumak yapıp getiriyorlar. Biz de bunlardan yolluk, savan yapıyoruz. Bu bölgede hâlâ kullanılıyor” dedi.

Atar, bronşit gibi solunum rahatsızlıkları bulunan bazı müşterilerinin de bu ürünleri tercih ettiğini ifade etti. Kullanılmış kazakların zaman içinde boya verdiğini belirten Atar, yeni iplerden dokuma yaptıran müşterilerinin de olduğunu kaydetti.

Adana’da 10 Metrekarede 30 Yıllık Emek Eski Kazaklar Kilime Dönüşüyor (1)

Günde 5–6 metre yolluk dokuyor

Geleneksel tezgâhta üretimini el emeğiyle sürdüren Atar, ürünün çeşidine göre farklı dokuma teknikleri kullandığını anlattı.

Kilim ve yollukları çift mekikle dokuduğunu belirten Atar, “Her gün 5–6 metre yolluk yapabiliyoruz. Metreyle dokuyoruz. Tek savan dediğimiz, sedir üstüne serilen ürünler var. Kilim ve yollukları çift mekik dokuyoruz. Bizi tanıyan, daha önce yaptıran müşterilerimiz var. Şehir dışından da sipariş geliyor” diye konuştu.

“Şu anda iki kişi kaldık”

Geçmişte kadınların eski kazakları değerlendirerek dokuma yaptırdığını anlatan Atar, fabrikasyon ürünlerin daha ucuz olması ve alışkanlıkların değişmesiyle mesleğe ilginin azaldığını söyledi.

Eski kazakların artık daha çok çöpe atıldığını dile getiren Atar, Kozan’da dokumacılığı sürdüren iki usta kaldığını belirterek şunları kaydetti:

“Önceden bu işi kadınlar daha çok yapıyordu. Şimdikiler o kadar heves etmiyor, uğraşmıyorlar. Eski kazaklar şimdi çöpe gidiyor. Yeniler çıkıyor, fabrika işleri daha ucuz diye onlara yöneliyorlar. Şu anda iki kişi kaldık. Öbür arkadaş da bilmiyorum, bir iki seneye belki bırakabilir. Tek kalacağız.”

İki kızını bu dükkânda büyüttü

Yaklaşık 10 metrekarelik dükkânda çalışarak iki kızını büyüten Atar, mesleğini aktarabileceği bir çırak bulamadığını ifade etti.

Bazı vatandaşların dükkânın önünden geçerken dokuma tezgâhını fark ettiğini anlatan Atar, “İki kızımız var, iki çocuk büyüttük burada. Bazen insanlar buradan geçerken ‘Burada dokumacı varmış’ diyorlar. Duyan, gören oluyor ama çırak bulamıyoruz” dedi.

Gençlerin mesleğin geleceğine ilişkin kaygı taşıdığını söyleyen Atar, kadınların dokumaya yeniden ilgi göstermesinin üretimin devamına katkı sunabileceğini, ancak işi bilen ustaların yetişmesinin de gerekli olduğunu vurguladı.

Kaynak: İHA