Apartman ve site yaşamında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olan otopark anlaşmazlıklarına ilişkin Yargıtay'dan emsal niteliğinde bir karar geldi. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 16. maddesi ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda verilen kararda, yönetim planında farklı bir düzenleme bulunmadığı veya tapuda belirli bir bağımsız bölüme özel kullanım hakkı tanınmadığı sürece otoparkların tüm kat maliklerinin ortak kullanım alanı olduğu bir kez daha vurgulandı.
Kararla birlikte ortak kullanım alanlarının kişisel mülk gibi kullanılmasının önüne geçilmesi hedeflenirken, apartman ve sitelerde uzun yıllardır tartışma konusu olan park yeri sahiplenme uygulamalarının da hukuki karşılığı netleşmiş oldu.
Duba, zincir ve yer ayırma uygulamaları hukuka aykırı
Yargıtay'ın değerlendirmesine göre ortak otopark alanlarına demir duba yerleştirilmesi, zincir çekilmesi, kilit sistemi kurulması veya çeşitli eşyalar bırakılarak park yerinin kişisel kullanıma ayrılması "ortak alanın işgali" kapsamında değerlendirilecek.
Bunun yanı sıra otoparkların eski mobilya, kullanılmayan lastikler, inşaat malzemeleri veya farklı eşyalarla depo gibi kullanılması da ortak kullanım hakkını ihlal eden uygulamalar arasında yer alıyor. Araçların diğer sakinlerin giriş-çıkışını zorlaştıracak, manevra yapmasını engelleyecek şekilde park edilmesi de hukuka aykırı davranış olarak kabul ediliyor.
Ticari amaçla kullanım da yasak
Kararda dikkat çeken bir diğer husus ise ortak otoparkların ticari amaçlarla kullanılmasına yönelik oldu. Buna göre ortak otopark alanlarının bina dışındaki kişilere kiralanması, ücret karşılığı kullandırılması ya da sürekli ticari araçların park edilmesi de ortak alanın amacı dışında kullanılması anlamına geliyor ve yasal olarak uygun görülmüyor.
Uzmanlar, ortak alanların yalnızca kat maliklerinin eşit kullanım hakkına sahip olduğu alanlar olduğunu belirterek, hiçbir kişinin bu alanlar üzerinde tek taraflı tasarrufta bulunamayacağını ifade ediyor.
Hak ihlali yaşayanlar hangi yolu izleyecek?
Karar kapsamında ortak otoparkta hakkının ihlal edildiğini düşünen kat maliklerinin öncelikle apartman veya site yönetimine yazılı olarak başvurmaları gerekiyor. Yönetimin gerekli işlemleri yapmaması veya sorunun devam etmesi halinde ise belediye ve zabıta ekiplerine şikâyette bulunulabiliyor.
Fiziki engellerin kaldırılmaması ya da işgalin sürmesi durumunda ise kat malikleri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak "müdahalenin önlenmesi" davası açabiliyor. Mahkemenin ortak alanın işgal edildiğine karar vermesi halinde duba, zincir veya benzeri tüm engeller kaldırılıyor.
Masrafları işgal eden taraf ödeyecek
Yargı sürecinin sonunda ortak alanı hukuka aykırı şekilde kullandığı tespit edilen kişiler yalnızca engelleri kaldırmakla kalmayacak, davaya ilişkin mahkeme masrafları, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini de karşılamak zorunda kalacak.
Hukukçular, Yargıtay'ın bu kararının özellikle büyük sitelerde ve çok bloklu yaşam alanlarında sıkça yaşanan otopark tartışmalarına emsal teşkil edeceğini belirtiyor. Kararın, ortak yaşam kültürünün güçlendirilmesine katkı sağlayacağı ve kat maliklerinin ortak alanlardan eşit şekilde yararlanma hakkını koruyacağı değerlendiriliyor. Ayrıca uzmanlar, apartman ve site yönetimlerinin de yönetim planlarını ve uygulamalarını bu karar doğrultusunda gözden geçirmelerinin olası hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.





