Yarım asrı aşan üretim geçmişiyle Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri alanında öncü gruplarından Sunar Yatırım, sürdürülebilir büyüme hedeflerini basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Grup, yenilenebilir enerji, biyo-bazlı üretim ve sürdürülebilir tarım projeleriyle çevreyle uyumlu sanayi dönüşümünde öncü rol üstleniyor. Adana’da düzenlenen toplantıda konuşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoendüstrinin geleceğin en stratejik alanlarından biri olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Doğadan ilham alan yeni nesil üretim anlayışıyla hem çevreyi koruyor hem de ülkemizin sanayi kapasitesine katkı sağlıyoruz. Yerli kaynaklarla dünya standartlarında üretim yaparak Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı şekilde artırmayı hedefliyoruz. Bizim için büyüme sadece ekonomik değil, bu topraklardan aldığımız bereketi geleceğe aktarma sorumluluğudur.”

Yerelden beslenip küreselde büyüyor

Sunar ürünlerinin bugün 6 kıtada, 100’ü aşkın ülkeye ulaştığını belirten Çomu, ihracat gelirlerinin 250 milyon doların üzerinde olduğunu aktardı. Sorbitol, dekstrin, mısır yağı ve nişasta segmentlerinde Türkiye’nin ihracat liderleri arasında olduklarını ifade eden Çomu, “Adana’dan dünyaya yayılan üretim zincirimiz ile yerelden beslenip küresel pazarlarda büyüyoruz” dedi.

Çomu, Türkiye’de büyük oranda ithal edilen sodyum glukonatı üreten ilk firma olduklarını hatırlatarak, 25 Mayıs 2025’te Ticaret Bakanlığı’nın Çin menşeli ürünlere yönelik açtığı damping soruşturmasının önemine değindi. “Adil rekabet ve yerli sanayinin korunmasına yönelik çalışmalarımızın kamu nezdinde karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

180 günde doğada kaybolan biyobozunur plastik

Sunar NP’nin Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen 180 günde doğada kaybolan bitki bazlı biyobozunur plastiklerin, ambalaj ve plastik sektörüne çevre dostu alternatif sunduğunu söyleyen Çomu, bu ürünlerin döngüsel ekonomiye katkı sağlayacağını belirtti. Ayrıca, biyobozunur poşetlerin GEKAP vergisinden muaf tutulması gerektiğini de dile getirdi.

Grup şirketi Elita Gıda’nın yaklaşık 10 yıldır yürüttüğü tarım programıyla 180 üreticiyle iş birliği yapıldığını ve 20 bin dönüm arazide sürdürülebilir tarım uygulamalarının hayata geçirildiğini aktaran Çomu, projenin su ve enerji tasarrufu ile karbon salımını azaltmaya odaklandığını belirtti. Kuraklık ve ithalat artışına değinen Çomu, “Türkiye’nin mısır ithalatı yüzde 45 arttı, ayçiçeği üretiminde ise yüzde 10’dan fazla düşüş bekleniyor. Bu süreç, yerli üretimin stratejik değerini daha da artırıyor” dedi.

İlk Ar-Ge merkezi ve EXCIPACT GMP sertifikası

Nişasta sektöründe Türkiye’nin ilk Ar-Ge merkezine sahip olduklarını belirten Çomu, 1 milyon dolar değerindeki teknoloji altyapısıyla geliştirilen ürünlerin sanayiye yön verdiğini kaydetti. Ar-Ge ekibinde yüksek kadın istihdamına dikkat çekti. Ayrıca Sunar’ın, ilaç ve eksipiyan endüstrisine yönelik EXCIPACT GMP sertifikası aldığını açıklayarak, Avrupa’da bu belgeye sahip sayılı üreticilerden biri olduklarını vurguladı.

Güneş enerji santrali yatırımlarına da değinen Çomu, 2026 sonunda tesislerin enerji ihtiyacının yüzde 95’ini GES projeleriyle karşılayacaklarını ve yıllık 80 bin ton karbon salımının önüne geçileceğini açıkladı. “2030 yılına kadar karbon nötr üretim modeline tam geçiş yapmayı hedefliyoruz. Enerjide yeşil dönüşümü yalnızca çevresel değil, ekonomik bir değer olarak görüyoruz” dedi.

Kaynak: İHA