KKTC’nin Girne açıklarında 30 Ağustos’ta Filo Jet yolcu gemisinin batmasıyla ilgili ailelerin adalet arayışı sürüyor. Türkiye’nin farklı illerinden Mersin’e gelen aileler ve kazazedeler, Akdeniz ilçesindeki Özgür Çocuk Parkı’nda buluştu.

Hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarını ve pankartlar taşıyan aileler, faciada sorumluluğu bulunanların tespit edilerek yargılanmasını talep etti. Aileler adına basın açıklamasını avukat Berkan Aydoğan yaptı.

“Bütün karar ve sorumluluk süreci ortaya çıkarılmalı”

Facianın yalnızca geminin battığı an üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Aydoğan, şunları söyledi:

“Bu faciada yakınlarını kaybeden ailelerin ve kazazedelerin vekili olarak bugün Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız. Başvurumuzun amacı yalnızca geminin son dakikalarında yaşananlar değil, geminin o sefere çıkarılmasına kadar uzanan bütün karar ve sorumluluk sürecini ortaya çıkarmaktır.”

Sorumluluğun kaptan ve mürettebatla sınırlandırılmamasını isteyen Aydoğan, “Karar gemide alınmışsa gemide, şirket merkezinde alınmışsa şirket merkezinde, bakım ve denetim sürecinde alınmışsa o süreç de araştırılmalıdır” dedi.

Şirket yöneticileri ve ortaklarının rollerinin araştırılması istendi

Aydoğan, suç duyurusunda geminin işletilmesi, yönetimi, bakımı ve denetiminde sorumluluğu bulunabilecek kişilerin araştırılmasını talep ettiklerini belirtti.

Bu kapsamda S.İ.’nin Türkiye’deki Filo Gemi Acentalığı, Lojistik ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketindeki yöneticilik ve temsil görevleri ile KKTC Filo Denizcilik Şirketindeki hissedarlık bağlantılarının incelenmesini istediklerini söyledi.

A.D.’nin Türkiye’deki şirketin merkez yönetimi ve müdürler kurulu kapsamındaki görev ve yetkilerinin; M.C.D.’nin KKTC’deki şirkette hissedar olarak belirtilen konumunun; A.Ö.’nün direktörlük ve hissedarlık, S.D.’nin ise şirket sekreterliği ve hissedarlık rollerinin araştırılmasını talep ettiklerini aktardı.

Türkiye ve KKTC’deki şirketlerin diğer ortakları, müdürleri, fiilî karar yetkilileri, kaptan ve mürettebat ile teknik denetim ve belgelendirme süreçlerinde görev alan kişilerin bireysel cezai sorumluluklarının da incelenmesini isteyen Aydoğan, her kişinin olay tarihindeki görevinin, yetkisinin, bildiği risklerin, aldığı kararların ve varsa yerine getirmediği yükümlülüklerin somut delillerle ortaya konulması gerektiğini vurguladı.

Üç yaşındaki Asel’e hâlâ ulaşılamadı

Faciada kaybolan Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinden 3 yaşındaki Anni Asel Hilaloğlu’na, olayın üzerinden iki ayı aşkın süre geçmesine rağmen ulaşılamadığını hatırlatan Aydoğan, ailenin bekleyişinin sürdüğünü söyledi.

Aydoğan, “Asel’in akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını, arama faaliyetlerine ilişkin bilgilerin aileye düzenli olarak paylaşılmasını ve mevcut teknik imkânların bu amaçla değerlendirilmesini istiyoruz” dedi.

Arama çalışmalarının durdurulduğunu ileri süren Aydoğan, KKTC Ulaştırma Bakanı’nın yerel bir televizyon kanalında, 10 Ekim’de 650 metre derinlikte yapılan son aramanın ardından çalışmaların durdurulduğunu açıkladığını aktardı.

Soruşturmanın ilerleyişine eleştiri

KKTC’deki yargı sürecini yerinde takip ettiğini belirten Aydoğan, soruşturmanın ilerleyişini ve ailelerle bilgi paylaşımını eleştirdi.

“Bilgi de verilmiyor, soruşturma inanılmaz yavaş devam ediyor” diyen Aydoğan, Türkiye’de de soruşturma yürütülmesini ve şirket yöneticileri ile yetkililerinin sorumluluklarının araştırılmasını istediklerini söyledi.

Özgür Gönül’ün mezarında adli inceleme talebi

Faciada hayatını kaybeden ve Tarsus’ta defnedilen Özgür Gönül’ün mezarına ilişkin de açıklama yapan Aydoğan, KKTC’den alınan istinabe kararı kapsamında mezarın adli inceleme amacıyla açılacağını belirtti.

Özgür Gönül’ün babası Gökmen Gönül ise mezardaki cenazenin oğluna ait olmadığını düşündüğünü ifade ederek şöyle konuştu:

“Ben Özgür Gönül’ün babası olarak o mezarda fethi kabir istedik. Yani oğlumun kendi mezarında olmadığını düşünüyorum. Bununla ilgili çalışmalar başlatıldı. Yani orada karıştırdıklarını düşünüyoruz. Bununla ilgili de Adalet Bakanlığına başvuruda bulunduk. Henüz çocuğumuzu bile mezara koyamadık.”

“Kızımın 66 gündür açık bir mezarı var”

Faciada eşini kaybeden, oğlu yaralanan ve kızı Asel’den 66 gündür haber alamayan Salim Hilaloğlu da arama çalışmalarına ilişkin açıklamalara tepki gösterdi.

Hilaloğlu, “Kızımın 66 gündür açık bir mezarı var. Annesinin yanına gömülmeyi bekliyor. Ve daha dün Ulaştırma Bakanı’nın yaptığı bir açıklamada artık bulunacağının mümkün olmadığı söyleniyor. Yani bir babanın duyması gereken herhalde en son söz budur” dedi.

Basın açıklamasının ardından aileler ve kazazedeler, sorumluların belirlenmesi ve haklarında gerekli adli işlemlerin başlatılması talebiyle Mersin Adliyesi’ne gitti.

Kaynak: İHA