Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarının düşmesi, okulların açılması ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Adana'da görev yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yılmaz, özellikle uzun süren yüksek ateş, nefes darlığı ve solunum sıkıntısı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

Medical Park Seyhan Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yılmaz, sonbahar aylarında grip, soğuk algınlığı, farenjit, tonsillit ve COVID-19 gibi solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görülebildiğini söyledi.

Üç günden uzun süren yüksek ateşe dikkat

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunlukla hafif seyrettiğini ancak bazı belirtilerin ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini belirten Dr. Yılmaz, özellikle yüksek ateş ve solunum güçlüğünün önemsenmesi gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, “Üç günden uzun süren yüksek ateş, nefes darlığı ve solunum sıkıntısı varsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Üç-dört haftadan uzun süren inatçı öksürük, balgamda kan veya öksürürken ağızdan kan gelmesi, göğüs ağrısı ve ateş gibi belirtiler de mutlaka değerlendirilmelidir” dedi.

Türkiye'de her 4 dakikada bir kişi sigaradan dolayı hayatını kaybediyor
Türkiye'de her 4 dakikada bir kişi sigaradan dolayı hayatını kaybediyor
İçeriği Görüntüle

Halsizlik ve yorgunluk her zaman tehlike belirtisi değil

Enfeksiyon sırasında halsizlik, yorgunluk ve eklem ağrısı gibi şikâyetlerin görülebileceğini ifade eden Yılmaz, vücudun mikroorganizmalarla mücadele ettiği süreçte bu belirtilerin ortaya çıkmasının beklenen bir durum olduğunu söyledi.

Ancak bazı belirtilerin acil değerlendirme gerektirebileceğine dikkat çeken Yılmaz, “Vücut mikroorganizmalarla mücadele ederken halsizlik ve yorgunluk beklenen belirtiler arasında yer alıyor. Ancak bilinç değişikliği, solunum sıkıntısı veya tansiyon düşüklüğü gibi durumların eşlik etmesi alarm bulgusu olarak değerlendirilmelidir” diye konuştu.

İyileşirken yeniden kötüleşen belirtiler önemsenmeli

Solunum yolu enfeksiyonlarında şikâyetlerin birkaç gün içerisinde hafiflemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, belirtilerin yeniden şiddetlenmesi durumunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, “Belirtilerin gerilemesi beklenirken aniden şiddetlenmesi veya yeni belirtilerin ortaya çıkması klinik kötüleşme ya da ikincil enfeksiyon gibi durumların göstergesi olabilir. Böyle bir durumda yeniden hekim değerlendirmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar risk altında

Çocukların, ileri yaştaki bireylerin ve kronik hastalığı bulunan kişilerin enfeksiyonları daha ağır geçirebildiğini belirten Yılmaz, bu grupların yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, “Bu gruplarda dirençli ateş, öksürüğün sıklığında veya şiddetinde artış ve yeni belirtilerin eklenmesi durumunda hızlı şekilde doktora başvurulmalıdır” dedi.

Alerji ile enfeksiyon birbirine karıştırılabiliyor

Sonbaharda görülen alerjik hastalıklarla üst solunum yolu enfeksiyonlarının benzer belirtiler gösterebildiğini söyleyen Yılmaz, iki durumun ayırt edilmesinin önemine değindi.

Yılmaz, “Burun ve gözlerde kaşıntı, sık hapşırma, ateş olmaması ve belirli bir alerjenle temas öyküsü alerjik hastalık lehine değerlendirilebilir. Ancak belirtilerin nedeninin netleştirilemediği durumlarda hekim değerlendirmesi önem taşıyor” açıklamasında bulundu.

Doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanılmamalı

Hafif seyreden üst solunum yolu enfeksiyonlarında istirahat ve yeterli sıvı tüketiminin çoğu zaman destekleyici olduğunu belirten Yılmaz, bilinçsiz antibiyotik kullanımına karşı da uyardı.

Antibiyotiklerin virüslere karşı etkili olmadığını hatırlatan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Antibiyotiğe hekim reçete etmeden kendi kendine veya başkasının tavsiyesiyle başlanmamalı. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümü virüslerden kaynaklanıyor ve antibiyotiklerin virüsler üzerinde tedavi edici etkisi bulunmuyor. Solunum güçlüğü, bilinç değişikliği, inatçı yüksek ateş, şiddetli sıvı kaybı veya tansiyon düşüklüğü gibi belirtiler varsa ise vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı.”

Kaynak: İHA