Sağlık

Uzmanından kritik uyarı: Genetik risk hastalık anlamına gelmiyor

Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, genetik check-up uygulamalarının gelecekte oluşabilecek hastalık risklerini önceden ortaya çıkarabildiğini söyledi.

Abone Ol

Acıbadem Adana Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Soner Solmaz, son yıllarda yaygınlaşan “Genetik Check-Up” uygulamalarının, kişinin DNA yapısını analiz ederek gelecekte karşılaşabileceği hastalık risklerini önceden değerlendirebildiğini söyledi.

Kanser, diyabet ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi rahatsızlığın genetik yatkınlıkla ilişkili olabileceğine dikkat çeken Solmaz, genetik analizlerin kişiye özel sağlık planlamasında önemli rol oynadığını belirtti.

“Standart check-up’tan farklı”

Genetik check-up uygulamalarının klasik sağlık taramalarından farklı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Soner Solmaz, standart check-up’ta mevcut sağlık durumunun değerlendirildiğini, genetik check-up’ta ise gelecekte oluşabilecek risklerin incelendiğini söyledi.

Solmaz, “Standart check-up’ta kan tahlilleri, görüntüleme yöntemleri ve fizik muayene ile kişinin mevcut sağlık durumu analiz edilir. Genetik Check-Up ise kişinin DNA yapısını inceleyerek ileride karşılaşabileceği hastalık risklerini değerlendirmeyi amaçlar” dedi.

Kanser ve kalp hastalıkları için risk analizi

Genetik testlerde kişinin genetik haritasının analiz edildiğini belirten Solmaz, özellikle kanser yatkınlığı, kalp-damar hastalıkları, diyabet riski ve bazı kalıtsal hastalıklarla ilişkili gen varyasyonlarının incelendiğini kaydetti.

Bazı genetik değişimlerin hastalık riskini artırabileceğini ifade eden Solmaz, meme ve yumurtalık kanseriyle ilişkili BRCA1 ve BRCA2 genleri ile kolon kanseriyle bağlantılı bazı genetik mutasyonların bu analizlerde değerlendirildiğini söyledi.

İlaçlara verilen yanıt da ölçülebiliyor

Genetik analizlerin yalnızca hastalık risklerini belirlemekle sınırlı olmadığını anlatan Solmaz, kişilerin ilaçlara verdiği yanıtların da incelenebildiğini vurguladı.

Solmaz, “Bazı kişiler aynı ilaçlara farklı yanıt verebilir. Genetik analizlerle ilaç metabolizması ve ilaç duyarlılıkları hakkında bilgi edinilebiliyor. Bunun yanında metabolizma yapısı, spor performansı, vitamin ve mineral ihtiyaçları ile bazı beslenme eğilimleri hakkında da veriler elde edilebiliyor” diye konuştu.

“Genetik risk kesin hastalık anlamına gelmez”

Genetik yatkınlığın hastalığın kesin olarak ortaya çıkacağı anlamına gelmediğinin altını çizen Prof. Dr. Soner Solmaz, riskin önceden bilinmesinin erken teşhis ve koruyucu önlemler açısından büyük avantaj sağladığını belirtti.

Özellikle ailesinde kanser, erken yaşta kalp hastalığı veya kalıtsal hastalık öyküsü bulunan kişilerin genetik değerlendirmeleri önemsemesi gerektiğini ifade eden Solmaz, erken tarama programları ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birçok hastalığın önüne geçilebildiğini söyledi.

“Sonuçlar mutlaka uzman tarafından değerlendirilmeli”

Genetik test sonuçlarının uzman hekimler tarafından yorumlanmasının önemine dikkat çeken Solmaz, verilerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini belirtti.

Solmaz, “Genetik veriler tek başına yorumlandığında yanıltıcı olabilir. Sonuçların mutlaka kişinin aile öyküsü, yaşam tarzı ve klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.