Human Papilloma Virüsü (HPV), genital bölgede siğiller başta olmak üzere el, ayak ve yüzde siğillere yol açabilen, çoğunlukla cinsel yolla bulaşan yaygın bir virüs olarak biliniyor. HPV enfeksiyonlarının büyük bir kısmı belirti vermeden seyredebilirken, rahim ağzı kanseri vakalarının önemli bir bölümünün HPV kaynaklı olduğu belirtiliyor. Bayındır Söğütözü ve Kavaklıdere Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, HPV enfeksiyonu, bulaş yolları, kanserle ilişkisi ve korunma yöntemleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Keskin, rahim ağzı kanserinden korunmada en etkili yöntemin HPV aşısı ve düzenli tarama testleri olduğunu vurguladı.
HPV’nin yüksek riskli tipleri
HPV’nin 200’den fazla tipi bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, yaklaşık 15 tipin “yüksek riskli” olarak sınıflandırıldığını ve kanserle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. HPV 16 ve 18 tiplerinin, dünya genelindeki rahim ağzı kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 70’inden sorumlu olduğuna dikkat çeken Keskin, HPV’nin ayrıca anüs, penis, vulva, vajina ve ağız-boğaz bölgesi kanserlerine de yol açabildiğini söyledi.
Cinsel olarak aktif bireylerin neredeyse tamamının yaşamlarının bir döneminde HPV ile karşılaşma riskinin bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Keskin, enfeksiyonun en sık cinsel yaşamın başladığı ilk 10 yıl içinde görüldüğünü, özellikle 15–25 yaş aralığının riskli olduğunu ifade etti. Birden fazla cinsel partneri olanlar, yeni partnerle ilişkiye başlayanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde HPV enfeksiyonunun daha sık görüldüğünü belirtti.
Bulaş yolları ve belirtiler
HPV’nin temel olarak deri temasıyla bulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Keskin, genital ve anal bölgede oluşan siğillerle ortaya çıkan HPV enfeksiyonlarının vajinal veya anal temasla bulaşabildiğini, el ve ayaklardaki kutanöz tiplerin ise yakın kişisel temasla geçtiğini söyledi. Nadiren de olsa doğum sırasında anneden bebeğe geçişin mümkün olduğunu belirtti.
HPV enfeksiyonlarının çoğunlukla belirti vermediğini dile getiren Prof. Dr. Keskin, el, ayak ve yüzde siğiller, genital bölgede siğiller, nadiren solunum yolu papillomatozu ve smear testleriyle saptanan rahim ağzındaki prekanseröz hücresel değişikliklerin görülebileceğini kaydetti. HPV testinin virüsün DNA veya RNA’sını saptayan moleküler bir yöntem olduğunu belirten Prof. Dr. Keskin, bu testin rahim ağzı kanseri taramasında ve kansere dönüşme riski taşıyan lezyonların erken dönemde tespitinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Korunmada en etkili yöntem: HPV aşısı
HPV aşısının korunmada en etkili yöntem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Esra Aktepe Keskin, aşının cinsel aktivite başlamadan önce yapıldığında en yüksek koruyuculuğu sağladığını belirtti. Aşının hem kız hem erkek çocuklar ile genç yetişkinler için önerildiğini söyleyen Keskin, Türkiye’de uygulanan 9 tip HPV aşısının rahim ağzı kanserine en sık neden olan tiplerin yanı sıra genital siğillere yol açan HPV türlerine karşı da koruma sağladığını ifade etti. Aşılama oranlarının artmasının yalnızca bireysel değil, toplumsal koruma da sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Keskin, HPV aşısının yaygın olduğu ülkelerde HPV enfeksiyonları, genital siğiller ve rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonlarda belirgin düşüşler görüldüğünü sözlerine ekledi.




