ABD ile İran arasında yürütülen olası nükleer ve bölgesel anlaşma müzakerelerinde belirsizlik sürerken, ABD Başkanı Donald Trump stratejik bir hamleyle İbrahim Anlaşmaları'nı yeniden masaya getirdi. Kendisine ait sosyal medya platformu Truth üzerinden kapsamlı bir açıklama yayımlayan Trump, Tahran yönetimiyle yapılacak nihai bir anlaşmanın şartını, Orta Doğu ülkelerinin geniş kapsamlı bu barış paktına katılmasına bağladı.
İran ile yürütülen diplomatik temasların olumlu bir seyir izlediğini belirten ABD Başkanı Donald Trump, "Ya herkes için harika bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak" diyerek kararlılık mesajı verdi. Olası bir askeri çatışma ihtimaline karşı ABD'nin her an hazır olduğunu vurgulayan Trump, buna karşın bölgede ve dünyada kimsenin bir savaş istemediğinin altını çizdi.
Liderlere "Eş zamanlı imza" çağrısı
Geçtiğimiz hafta sonu yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü belirten Trump; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleriyle yaptığı kritik görüşmelere atıfta bulundu. ABD Başkanı, bu görüşmelerde tüm liderlere eş zamanlı olarak İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamaları gerektiği yönündeki talebini net bir şekilde ilettiğini ifade etti.
Söz konusu anlaşmanın bölge coğrafyası için tarihi bir fırsat olduğunu savunan Trump, İbrahim Anlaşmaları'nın "5000 yıldır ilk kez Orta Doğu'ya gerçek güç, kuvvet ve barış getireceğini" iddia etti.
"İmzalamayan barışın parçası olamaz"
Bölgesel normalleşme sürecinin hızlanması gerektiğine vurgu yapan ABD Başkanı, sürecin yol haritasına dair şu sert ve net ifadeleri kullandı:
"Süreç, Suudi Arabistan ve Katar'ın derhal imzalamasıyla başlamalı ve diğer herkes de aynı yolu izlemelidir. Eğer bu adımı atmazlarsa, kötü niyet gösterdikleri için yürütülen genel barış anlaşmasının bir parçası olmamalılar."
"İran'ın katılımı benim için onur olur"
Trump, Truth üzerinden paylaştığı mesajında, görüştüğü birçok "büyük liderin" de kendisine hak verdiğini belirtti. Liderlerin, bölge genelinde kalıcı uzlaşı sağlandığı anda İran'ın da İbrahim Anlaşmaları'nın bir parçası olmasından memnuniyet duyacaklarını belirttiklerini aktaran Trump, Tahran'a yönelik tarihi bir yeşil ışık yakarak mesajını şöyle tamamladı:
"Eğer İran benimle bir anlaşma imzalarsa, ABD Başkanı olarak, onların da bu eşsiz Dünya Koalisyonu'nun bir parçası olmaları benim için bir onur olacaktır. Bu doğrultuda temsilcilerime, adı geçen ülkelerin İbrahim Anlaşmaları'na imza atmaları sürecini derhal başlatmalarını ve başarıyla tamamlamalarını rica ediyorum."
İbrahim Anlaşmaları nedir?
İlk olarak Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde hayata geçirilen İbrahim Anlaşmaları, 2020 yılında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Fas’ın İsrail ile diplomatik ilişkilerini resmi olarak normalleştirmesiyle başlamıştı. "Bölgesel iş birliğini geliştirmeyi" ve "dinler arası hoşgörüyü teşvik etmeyi" ana misyon edinen küresel koda, daha sonraki süreçte Sudan da dahil olmuştu. Genişleme stratejisini sürdüren barış paktına, 2025 yılında da Kazakistan'ın katılım sağlayacağı kamuoyuna duyurulmuştu.




