SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı / Gastroenteroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sezgin Barutçu, inflamatuvar bağırsak hastalıklarının bağışıklık sisteminin bağırsaklara aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkan, uzun süreli iltihapla seyreden kronik hastalıklar olduğunu söyledi. Bu hastalıkların en sık görülen türlerinin Crohn hastalığı ve ülseratif kolit olduğunu belirten Barutçu, erken tanı ve düzenli tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini ifade etti.

Genellikle genç yaşlarda başlayan ve dönem dönem alevlenmelerle seyreden inflamatuvar bağırsak hastalıklarının belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini dile getiren Doç. Dr. Barutçu, en sık karşılaşılan şikâyetlerin karın ağrısı, bazen kanlı olabilen ishal, kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk olduğunu kaydetti. Bazı hastalarda makat bölgesinde ağrı görülebildiğini aktaran Barutçu, hastalığın yalnızca bağırsakları değil; eklemler, gözler, cilt ve karaciğer gibi birçok sistemi de etkileyebildiğine dikkat çekti.

"Gönüllü Palyaçolar" kırsaldaki çocukların yüzünü güldürüyor
"Gönüllü Palyaçolar" kırsaldaki çocukların yüzünü güldürüyor
İçeriği Görüntüle

Tedavide temel hedefin bağırsaklardaki iltihabı kontrol altına almak olduğunu vurgulayan Barutçu, şikâyetleri azaltmak, hastalığın alevlenmesini önlemek ve hastaların günlük yaşamlarına sağlıklı şekilde devam etmelerini sağlamanın öncelikli amaçlar arasında yer aldığını söyledi.

Tedavi Edilmeyen Inflamatuvar Bağırsak Hastalıkları Hayati Risk Taşıyor

"Crohn hastalığında bağırsak duvarı kalınlaşarak darlık oluşturabiliyor"

Tedavi edilmeyen ya da kontrolsüz seyreden inflamatuvar bağırsak hastalıklarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Doç. Dr. Barutçu, bağırsaklarda süregelen iltihabın besin emilimini bozduğunu, bunun da vitamin ve mineral eksiklikleri ile ciddi kilo kayıplarına yol açabildiğini ifade etti. Özellikle Crohn hastalığında bağırsak duvarının kalınlaşarak darlık oluşturabildiğini dile getiren Barutçu, bu durumun yiyeceklerin geçişini zorlaştırarak cerrahi müdahale gerektirebileceğini kaydetti.

Uzun süren bağırsak kanamalarının demir eksikliği anemisine neden olabileceğini belirten Barutçu, Crohn hastalığında bağırsak ile diğer organlar arasında istenmeyen geçiş yolları olan fistüllerin oluşabileceğini, bunun da ağrı, akıntı ve enfeksiyon riskini artırdığını söyledi. Ayrıca uzun yıllar devam eden ülseratif kolit ya da tüm kalın bağırsağı tutan Crohn hastalığında kolon kanseri riskinin arttığını vurgulayan Barutçu, bu nedenle düzenli kolonoskopi kontrollerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Günümüzde geliştirilen modern ilaç tedavileri sayesinde inflamatuvar bağırsak hastalıklarının büyük oranda kontrol altına alınabildiğini belirten Doç. Dr. Sezgin Barutçu, düzenli hekim kontrollerine gitmenin, önerilen ilaçların aksatılmadan kullanılmasının ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Barutçu, uzun süren ishal veya karın ağrısı, dışkıda kan görülmesi, açıklanamayan kilo kaybı ile ateş ve halsizlik şikâyetlerinin devam etmesi durumunda, inflamatuvar bağırsak hastalıkları açısından mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Doç. Dr. Sezgin Barutçu