Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı konuşmada yatırım fonlarıyla ilgili iddialara tepki gösterdi. Fon krizinin ekonomik ve toplumsal etkilerine dikkat çeken Şevkin, yaşanan süreçte sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Şevkin, konuşmasında 830 milyar dolarlık bir vurgun iddiasından söz ederek, bu tutarın Türkiye’nin yıllık millî gelirinin yarısına karşılık geldiğini öne sürdü. Fonlarla bağlantılı olduğu belirtilen 440 kişinin kazanç elde ederek sistemden ayrıldığı iddiasını gündeme getiren Şevkin, mağduriyetin çok sayıda aileyi etkilediğini ifade etti.
“Bu devlet ciddiyetsizliğidir”
Süreçle ilgili yetkililerden yapılan açıklamalar arasında farklılıklar bulunduğunu savunan Şevkin, Hazine ve Maliye Bakanı’nın mağdurların paralarını geri alabileceklerine ilişkin değerlendirmesiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın ödeme yapılmayacağı yönündeki açıklamasını karşılaştırdı.
Şevkin, bu durumun kamuoyunda belirsizliğe yol açtığını belirterek, “Bu devlet ciddiyetsizliğidir!” ifadelerini kullandı. Mağdurların yaşadığı belirsizliğin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Şevkin, süreçte sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların kamuoyuna açıklama yapmasını istedi.
SPK, MASAK ve Borsa’ya yönelik sorular
Fonlarla ilgili süreçte denetim ve gözetim görevini üstlenen kurumların rolünün de açıklığa kavuşturulması gerektiğini savunan Şevkin, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Borsa İstanbul’un süreçte nerede olduğunu sorguladı.
Şevkin, fonlarla bağlantılı olduğu öne sürülen 440 kişinin listesinin, kimlere dokunursa dokunsun açıklanması gerektiğini dile getirdi. Yargı sürecinin gecikmeden başlatılmasını isteyen Şevkin, mağdurların zararlarının eksiksiz biçimde karşılanması çağrısında bulundu.
“Mağdurların zararı son kuruşuna kadar ödensin”
Konuşmasının sonunda taleplerini sıralayan Şevkin, 440 kişinin listesinin açıklanmasını, yargılamaların hemen başlamasını ve mağdurların zararlarının son kuruşuna kadar ödenmesini istedi.
Şevkin, yalnızca kişilerin vicdanına seslenilerek çözüm üretilemeyeceğini belirterek, sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi ve sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.





