Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerde de hissedildi. Depremin ardından açıklama yapan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, yapı güvenliği ve afetlere dirençli kentleşmenin önemine dikkat çekti.

Akdoğan, depremlerin doğal bir olay olduğunu ancak afete dönüşmesinin kaçınılmaz olmadığını belirterek, bilimsel verilere dayalı kentleşmenin kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Şanlıurfa’da 5,4 büyüklüğünde deprem

AFAD tarafından açıklanan ilk verilere göre deprem, Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde saat 10.40’ta meydana geldi. 5,4 büyüklüğündeki sarsıntının 7,39 kilometre derinlikte gerçekleştiği bildirildi.

Deprem Şanlıurfa’nın yanı sıra Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya’nın da aralarında bulunduğu geniş bir bölgede hissedildi. Sarsıntının ardından Şanlıurfa’da bazı vatandaşlar ev ve iş yerlerinden çıkarak açık alanlara yöneldi.

“Deprem parametreleri güncellenebilir”

Depremin hemen ardından farklı kurumlar tarafından açıklanan büyüklük değerlerinde farklılıklar görülebileceğine dikkat çeken Meltem Akdoğan, bunun kullanılan istasyon kayıtları, veri setleri ve hesaplama yöntemlerinden kaynaklanabileceğini ifade etti.

Akdoğan, ayrıntılı değerlendirmelerin ardından depreme ilişkin parametrelerin güncellenebileceğini kaydetti.

“Hasarlı yapılara kesinlikle girilmemeli”

Depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Akdoğan, saha incelemelerinin yetkili kurumlar tarafından hızlı şekilde gerçekleştirilmesinin önemine işaret etti.

Hasar gördüğünden şüphe edilen yapılara kesinlikle girilmemesi gerektiğini vurgulayan Akdoğan, vatandaşların doğrulanmamış bilgiler yerine yetkili kurumların açıklamalarını takip etmesi gerektiğini belirtti.

“Depremlerin afete dönüşmesi kader değildir”

Depremin doğal bir olay olduğunu ifade eden Akdoğan, ortaya çıkabilecek can ve mal kayıplarında yapılaşma ve kentleşme kararlarının önemli rol oynadığına dikkat çekti.

Fay zonları ile sıvılaşma, heyelan ve taşkın riski bulunan alanlardaki yapılaşmanın; depreme dirençsiz yapı üretiminin, denetim eksikliklerinin ve hatalı imar uygulamalarının afet riskini artırabileceğini belirten Akdoğan, “Depremlerin afete dönüşmesi kader değildir” mesajını verdi.

Bilimsel verilere dayalı kentleşme çağrısı

Güvenli kentlerin oluşturulabilmesi için merkezi ve yerel yönetimlere çağrıda bulunan Akdoğan, bilimsel verilere dayalı planlama yapılması gerektiğini söyledi.

Jeolojik ve jeoteknik etütlerin yapılaşma kararlarının temel unsurları arasında bulunması gerektiğini kaydeden Akdoğan, mevcut yapı stokunun da kapsamlı biçimde incelenmesinin önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e mazlumlar resti!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e mazlumlar resti!
İçeriği Görüntüle

Riskli yapıların belirlenmesi, gerekli görülen binalarda güçlendirme veya dönüşüm çalışmalarının kamu yararı gözetilerek gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Akdoğan, güvenli kentler oluşturmanın yalnızca bireysel değil, kamusal bir sorumluluk olduğunu belirtti.

“Güvenli ve dirençli kentler için mücadelemizi sürdüreceğiz”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak deprem risklerinin azaltılması konusunda çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Akdoğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bilimden, mühendislikten ve kamu yararından yana sorumluluğumuzu yerine getirmeyi; güvenli ve dirençli kentler için mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

Kaynak: TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şubesi