Adana’nın Saimbeyli ilçesinde, “Sumakçı Dede” olarak tanınan Hazım Ak’ın yıllar önce başlattığı sumak üretimi, oğlu Naci Ak tarafından devam ettiriliyor. Babasından kalan ağaçlara sahip çıkan Ak, bu yılın hasat çalışmalarına başladı.
Dağlarda ve bahçelerde kendiliğinden yetişen, ancak meyve vermeyen yabani erkek sumak ağaçlarına yaklaşık 20 yıl önce göz aşısı uygulayan Hazım Ak, bu ağaçları üretime kazandırmak için çalıştı. Ak’ın hayatını kaybetmesinin ardından üretimi oğlu devraldı.
Babasının aşıladığı ağaçlardan ürün topluyor
Babasının yaptığı çalışmanın bugün üretime dönüştüğünü anlatan Naci Ak, bahçelerin Türkiye’nin farklı bölgelerinden akademisyenler tarafından incelendiğini söyledi.
Babasının yabani erkek sumak ağaçlarına dünyada ilk kez aşı uygulayan kişi olduğunu ifade eden Ak, şunları kaydetti:
“Sumakçı Dede, dünyada ilk defa yabani, ürün vermeyen erkek sumak ağaçlarına ilk aşıyı yapan babam. Kemikli göz aşısı yaptı. Bunlar 20 yıl önceydi. Babam hem kendi bahçemizde hem de çevredeki dağlarda erkek sumakları aşıladı. Şimdi verimli hale getirdik ve hasadı yapılıyor.”
Kiraz üretiminden sumağa yöneldiler
Bahçelerinde uzun yıllar kiraz yetiştirdiklerini belirten Ak, ekonomik sorunlar, ihracatta yaşanan sıkıntılar ve kirazın raf ömrünün kısa olması nedeniyle sumak üretimine yöneldiklerini anlattı.
Ak, “Bahçenin içinden hep erkek sumaklar çıkıyordu. Bunlara ilk aşıyı yaptık. Sonra sumak üretimine döndük. Şimdi örnek sumak bahçeleriyle ilçemizde sumak üretimi ekonomiye kazandırıldı” dedi.

Yağışlar hasadı ekim ayına bıraktı
Olgunlaşan sumak salkımları tek tek toplandıktan sonra güneşte kurumaya bırakılıyor. Ardından taneler ayrılarak değirmenlerde toz sumağa dönüştürülüyor.
Erken hasadın ürünün kalitesini ve ekonomik değerini düşürdüğünü vurgulayan Ak, salkımların kırmızı-mor renge ulaşması ve çekirdeklerin sertleşmesi gerektiğini belirtti.
Ak, “Biz eylül ayında hasada başlıyoruz. Salkımların ve tanelerin olgunluğa ulaşması, kırmızı-mor rengini bulması lazım. Çekirdeğin içindeki çekirdek sertleşecek. Erken toplanırsa ekonomik değeri düşük oluyor, ekşisi az oluyor. Bir de rengi boz oluyor. Eylül ayında hasat yapılması lazım. Bu yıl yağışlar nedeniyle ekim ayında hasat gerçekleşti” ifadelerini kullandı.
Salkımından çekirdeğine kadar değerlendiriliyor
Saimbeyli sumağının farklı bölgelerden talep gördüğünü söyleyen Ak, yurt dışından da akademik çalışmalar için bahçelere ziyaretçiler geldiğini aktardı.
Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa’dan sumağın salkım halinde satın alındığını belirten Ak, salkımların ıslatılarak ekşisinin çıkarıldığını, ardından güneşte 15–20 gün boyunca “akıt” yapıldığını anlattı. Ekşisi azalan salkımların da sumak yapımında değerlendirildiğini söyledi.
Ürettikleri ürünü “saf yayla sumağı” olarak tanımlayan Ak, organik olduğunu belirttiği sumağın ekonomik değerinin yüksek olduğunu ifade ederek, “Bu yıl kilosu 800–900 TL civarında. Çekirdeğini bile alıyorlar” dedi.





