Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) 43’üncü buluşması Silivri’de gerçekleştirildi. Buluşmaya, yaklaşık 15 aydır cezaevinde bulunan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile avukat Celal Tekin’in oğlu Yağız Tekin de iki kardeşiyle birlikte katıldı.
İBB’ye yönelik 19 Mart operasyonlarının ardından tutuklananların yakınları tarafından kurulan ADA’nın buluşmasında konuşan Tekin, anne ve babası hakkında verilen karara tepki gösterdi.
“Buraya üç kardeş olarak isyan duygularıyla geldik”
Yağız Tekin, babasının kendilerine, “Bakın oğlum, bize ne olacağı belli değil. Belki 2 sene yokuz. Güçlü durun. Kendi ayaklarınızın üzerinde durun” dediğini aktardı.
Anne ve babasının tutukluluk halinin devamına karar verilmesine tepki gösteren Tekin, şöyle konuştu:
“Pazartesi günü birileri annemize, babamıza benzeri görülmemiş bir muamele yapmaya karar verdiler. Ailenin bölünmezliği ilkesine saygı duyup en azından anne babadan birini tahliye edelim diye düşünmediler. Bizleri umursamadılar.”
“Çilemiz bitiyor derken daha yolun başında olduğumuzu öğreniyoruz”
Benzer davaları ve kararları araştırdığını belirten Tekin, anne ve babasının yaklaşık 15 aydır tutuklu bulunduğuna dikkat çekti.
Tekin, “Pazartesi verilen kararla dosya şimdi bir üst mahkemeye giderken geçecek o belirsiz süreyi annemin, babamın cezaevinde geçirmelerine hükmedildi. 15 ayın sonunda tam çilemiz bitiyor derken daha yolun başında olduğumuzu öğreniyoruz” ifadelerini kullandı.
“Annem babam azılı suçlular mı?”
Anne ve babasının tutukluluk halinin “adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı” gerekçesiyle devam ettirildiğini söyleyen Tekin, karara şu sözlerle tepki gösterdi:
“Annem babam azılı suçlular mı? Neden adli kontrol yetmiyor? Kaçacaklar mı? Dava bitmiş, savunmalar yapılmış, hüküm verilmiş. Bu saatten sonra hangi delili karartacaklar?”
Dosyadaki diğer sanıklara uygulanan tahliye kararlarının anne ve babası için neden uygulanmadığını soran Tekin, aile olarak farklı muamele gördüklerini savundu.
“Dosyanın tam ortasına yerleştirildik”
Yağız Tekin, anne ve babasının Adana’da yargılanabilecekken dosyanın İstanbul’da görülmesine de tepki gösterdi.
Tekin, “Figüran olarak girdiğimiz dosyanın tam ortasına yerleştirildik. İddianamede 63 eylem, yaklaşık 200’e yakın sanık vardı. Aylarca Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası diye medyada konuşuldu. Suç örgütü kabul edildiği için ta Adana’dan belediye başkanlarını, çalışanlarını, annemi, babamı Silivri’ye getirdiler” dedi.
Mahkemenin örgüt suçlamalarından beraat kararları verdiğini ifade eden Tekin, anne ve babasının buna rağmen tahliye edilmemesini eleştirdi.
“Farklı muamele görüyorum”
Yağız Tekin, verilen kararların yalnızca kendi ailesini ilgilendirmediğini savunarak, kamu görevlilerinin de benzer süreçlerle karşılaşabileceğini söyledi.
Tekin, “Burada çok net farklı bir muamele görüyorum. Bizlere diğer sanıklardan farklı bir şekilde davranılıyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Kadir Aydar, Utku Caner Çaykara, Zeydan Karalar, Rıza Akpolat ve Ahmet Özer’in isimlerini de anan Tekin, yargılama sürecindeki delillere ilişkin eleştirilerde bulundu.
“Mesele sadece Oya Tekin’in meselesi değil”
Yağız Tekin, konuşmasının sonunda yaşananların yalnızca annesi Oya Tekin ve ailesiyle sınırlı olmadığını savunarak, şunları söyledi:
“İşte bu yüzden mesele sadece Oya Tekin’in meselesi değil, biz üç kardeşin meselesi değil; bu olup bitenler, bu ülkeye dair umutları olan, adil bir Türkiye düşleyen herkesin meselesi. Buna karşın da elimizdeki tek çare güçlü durmak, birbirimize sıkı sıkıya sarılmak. Mücadeleye selam olsun.”





