İsrail’in Filistin ve diğer Arap toprakları üzerindeki işgaline karşı Türkiye'nin duruşunu net bir dille ifade eden Ömer Çelik, İsrail'in hiçbir egemenlik hakkı olmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhakı ve Gazze’den ayrılması girişimlerini açık bir saldırı olarak tanımlayan Çelik, uluslararası hukukun fanatik teolojik iddialarla yok sayılmasının bölgede vahim sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
ABD’li Büyükelçiye "İnsanlık Dışı" nitelemesi
ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin Netanyahu hükümetinin Gazze’deki çocuk ölümlerine verdiği desteği "korkunç bir yaklaşım" olarak değerlendiren Çelik, şu ifadeleri kullandı:
"Bu Büyükelçinin teo-politik bir yaklaşımla bazı Arap devletlerinin topraklarını gaspetmeyi hedefleyen ‘Büyük İsrail’ projesini savunması, en temel hukuk ilkelerine ve insanlık değerlerine karşıdır. Çocukların öldürülmesini savunmak cinayettir ve soykırımdır. Bu barbarlığa direnmek, insani ve siyasi olarak yapılması gerekenlerin ilk maddesidir."
"Cumhurbaşkanımızın uyarıları haklı çıktı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden yıllardır sorduğu "İsrail’in sınırları neresidir?" sorusunun önemine dikkat çeken Çelik, yaşanan her gelişmenin bu uyarıların haklılığını kanıtladığını belirtti. Türkiye’nin bu "soykırım örgütü" olarak nitelediği zihniyete karşı insanlık ittifakının en önünde yer aldığını vurgulayan Çelik, mücadelenin tarihin doğru tarafında durmak anlamına geldiğini söyledi.
1967 sınırları ve bağımsız Filistin vurgusu
Türkiye’nin çözüm konusundaki kararlılığını yineleyen Çelik, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve birleşik bir Filistin Devleti’ni savunmaya devam edeceklerini ifade etti. "Soykırımcı insanlık düşmanlarıyla mücadele etmek insani bir sorumluluktur" diyen Çelik, bölgedeki kardeş devletlerin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi kökten reddettiklerini ve en güçlü şekilde kınadıklarını belirtti.





