Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fulya Özer, toplumda yaygın görülen kulak çınlamasının (tinnitus) her zaman basit bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek özellikle tek taraflı çınlamalarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Özer, tıpta "tinnitus" olarak adlandırılan kulak çınlamasının, dışarıda herhangi bir ses olmamasına rağmen kişinin kulağında veya beyninde ses algılaması durumu olduğunu söyledi.
Beyin olmayan sesi duyuyor
Kulak çınlamasının en sık nedenlerinden birinin iç kulakta bulunan ve işitmeyi sağlayan tüylü hücrelerin zarar görmesi olduğunu belirten Özer, özellikle yüksek gürültüye maruz kalan kişilerde bu hücrelerin hasar görebildiğini ifade etti.
Özer, “İç kulaktaki hücrelerde meydana gelen hasar nedeniyle ses sinyallerinin beyne iletilmesinde azalma oluşuyor. Beyin ise bu eksikliği telafi etmek için daha fazla sinirsel aktivite oluşturuyor. Ortaya çıkan bu aktivite, gerçekte bir ses olmamasına rağmen kişi tarafından ses olarak algılanabiliyor” dedi.
Kulak çınlamasının kişiden kişiye farklı etkiler oluşturabileceğini kaydeden Özer, aynı seviyede çınlamaya sahip iki kişiden birinin günlük yaşamını sürdürebildiğini, diğerinin ise uyku problemi yaşayabildiğini söyledi.
“Tek taraflı çınlama ihmal edilmemeli”
Özellikle tek kulakta hissedilen çınlamaların önemli hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çeken Özer, şu uyarılarda bulundu:
“Tek taraflı çınlama, nazofarenks tümörlerinden işitme siniri tümörlerine kadar çeşitli sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Nabız atışı şeklinde hissedilen çınlamalarda ise damarsal anomaliler araştırılmalıdır. Ayrıca çınlamaya baş dönmesi, ani işitme kaybı, yüz felci, kulak akıntısı veya nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka detaylı değerlendirme yapılmalıdır.”
Tedavide hedef yaşam kalitesini artırmak
Kulak çınlamasının tedavisinde öncelikle altta yatan nedenin araştırıldığını belirten Özer, her zaman sesi tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ifade etti.
İşitme kaybı bulunan hastalarda işitme cihazlarının önemli fayda sağlayabildiğini anlatan Özer, bazı cihazlarda bulunan beyaz gürültü sistemleri sayesinde çınlama sesinin maskelenebildiğini söyledi.
“Amacımız her zaman sesi tamamen yok etmek değil, kişinin çınlamayı daha az hissetmesini sağlayarak yaşam kalitesini artırmaktır” diyen Özer, çınlamanın oluşum mekanizmasının hastaya anlatılmasının bile birçok kişide kaygıyı azalttığını kaydetti.
Psikolojik destek gerekebilir
Kulak çınlamasının uyku bozuklukları, stres ve kaygı gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Özer, bazı hastalarda psikolojik destek ve bilişsel terapi yöntemlerinden yararlanıldığını söyledi.
Hastaların yaşam kalitesinin çeşitli ölçeklerle değerlendirildiğini ifade eden Özer, gerekli durumlarda psikoloji ve psikiyatri desteğine yönlendirme yapıldığını belirtti.
“Kesin çözüm sunan bir ilaç yok”
Kulak çınlamasını tamamen ortadan kaldıran kesin etkili bir ilaç bulunmadığını vurgulayan Özer, vitamin-mineral eksiklikleri veya sistemik hastalıklar varsa öncelikle bunların tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.
Özer, vatandaşları sosyal medyada yer alan bilgi kirliliğine karşı da uyararak sağlıkla ilgili bilgilerin güvenilir ve uzman kaynaklardan takip edilmesinin önemine dikkat çekti.




