Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Gaziköy Mahallesi’nde Roman vatandaşların yarım asrı aşkın süredir sürdürdüğü kamış sepet örme geleneği, teknoloji ve plastik ürünlerin yaygınlaşmasıyla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Mahallede müstakil evlerin ve çadırların önünde kamış sepet örerek geçimlerini sağlayan Roman vatandaşlar, geçmişten izler taşıyan görüntüler oluşturmaya devam ediyor. Ancak bir dönem pamuk tarlalarının, köy pazarlarının ve evlerin vazgeçilmezi olan el emeği sepetlere ilgi her geçen gün azalıyor.

“Bu sepetlerle çocuklarımı büyüttüm”

Yaklaşık 40 yıldır sazlıklardan topladığı kamışları işleyerek geçimini sağladığını anlatan 63 yaşındaki Kemal Süzgün, sepetçiliğin sadece bir meslek değil aynı zamanda yaşam biçimi olduğunu söyledi.

Süzgün, “Ben bu işi 40 yıldır yapıyorum. Çocuklarımı bu sepetlerle büyüttüm. Askere gittim, eşim burada sepet yapıp pazarda sattı, bana harçlık gönderdi. Biz bununla geçindik” dedi.

“Eskiden pazarda kapış kapış satılırdı”

Geçmişte sepetlerin hayatın her alanında kullanıldığını belirten Süzgün, pamuk taşımadan çamaşır selesine, saman işlerinden ekmek taşımaya kadar birçok alanda kamış sepetlerin tercih edildiğini ifade etti.

Kozan’da Geleneksel Sepetçilik Teknolojiye Yeniliyor (2)

Teknoloji ve plastik ürünlerin geleneksel üretimi bitirme noktasına getirdiğini söyleyen Süzgün, “Pazara 100-200 sepet götürürdük. Esnaf başımıza toplanırdı. Şimdi alan yok denecek kadar az. Özellikle pamuk üretiminin azalmasıyla sepete ilgi de yok olma noktasına geldi” diye konuştu.

Kamışlar günlerce işleniyor

Sepetlerin zahmetli bir emeğin ardından ortaya çıktığını anlatan Kemal Süzgün, kullanılan kamışların derelerden ve tarlalardan toplandığını belirtti.

Cafer Boyraz Misis'te muhtarlarla buluştu
Cafer Boyraz Misis'te muhtarlarla buluştu
İçeriği Görüntüle

Süzgün, “Kamışlar önce kesiliyor, ardından soyulup ince şeritler haline getiriliyor. Her sepet için farklı kamış gerekiyor. Büyük sepete kalın kamış kullanılır. Günlerce emek veriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu bizim kültürümüz”

Eskiden sepetlerin sadece satış ürünü değil aynı zamanda takas aracı olduğunu da anlatan Süzgün, “Buğdayla değişirdik, bulgurla değişirdik, tavukla değişirdik. Karnımızı bununla doyururduk. Şimdi insanlar plastiğe yöneldi. Her şey kolaylaştı ama el emeğinin değeri kalmadı” dedi.

Gençlerin artık bu mesleğe ilgi göstermediğini belirten Süzgün, emeğin karşılığını alamadıkları için yeni neslin işi sürdürmediğini söyledi.

Mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Süzgün, “Gençler öğreniyor ama geçim olmayınca devam etmiyor. Bu sanat ölmesin istiyoruz. Bu bizim kültürümüz, geçmişimiz” diyerek destek çağrısında bulundu.

Kaynak: İHA