Kurban Bayramı öncesinde Türkiye genelinde ve Adana'da canlı hayvan pazarlarında hareketlilik en üst seviyeye ulaştı. Kars, Erzurum, Ardahan, Çorum, Tokat ve Amasya gibi hayvancılığın kalbinin attığı illerden getirilen büyükbaş ve küçükbaş kurbanlıklar görücüye çıkarken, vatandaşlar da doğru ve sağlıklı hayvana ulaşmanın yollarını arıyor.

Girne’deki gemi kazasında bilanço: 7 ölü, 23 kayıp
Girne’deki gemi kazasında bilanço: 7 ölü, 23 kayıp
İçeriği Görüntüle

Kurban ibadetini eksiksiz ve sağlık kurallarına uygun şekilde yerine getirmek isteyen vatandaşlar için uzmanlardan peş peşe uyarılar geliyor. Tüm Kasaplar ve Et Üreticileri Derneği Başkanı Sebahattin Bulut, hem kurban pazarında hayvan seçerken dikkat edilecek fiziki unsurları hem de kesim sonrası et kalitesini korumanın stratejik adımlarını kamuoyuyla paylaştı.

Kurbanlık seçerken hayvanın boynuzundan tırnağına dikkat edilmeli

Canlı hayvan pazarlarında sağlıklı bir kurbanlık seçmenin belirli kuralları olduğunu ifade eden Dernek Başkanı Sebahattin Bulut, fiziki kontrolün önemine dikkat çekti. Alıcıların dikkat etmesi gereken dış etkenleri sıralayan Bulut, şu kriterleri aktardı:

"Seçilen kurbanlıklar hareketli, bakışları canlı olmalıdır. Kör, topal olmamalı ve vücudunda açık yaralar bulunmamalıdır. Tüyleri parlak ve yatık olmalıdır. Boynuzları kırık olmamalıdır. Kemikleri görünecek kadar zayıf olmamalıdır. Hayvanda burun ve göz akıntısı olmamalıdır. Ayrıca büyükbaş hayvanlarda alt iki dişinin kapak atması, yani halk arasındaki tabirle süt dişlerinin düşüp kalıcı dişlerin çıkmış olması gerekiyor."

Dijital sorgulama ile hayvanın geçmişini kontrol edin

Gelişen teknolojik altyapı sayesinde kurbanlıkların sağlık geçmişine ulaşmanın artık çok kolay olduğunu hatırlatan Bulut, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kullanıma sunulan dijital çözümlere vurgu yaptı. Vatandaşların pazarlık öncesi mutlaka resmi verileri incelemesi gerektiğini belirtti.

"Tarım Cebimde" mobil uygulamasının bu süreçte hayat kurtarıcı olduğunu söyleyen Bulut, "Vatandaşlarımız uygulama üzerinden hayvanların kulak küpe numarası ile sorgulama yapmalıdır. Hayvanın geçmişine bakılarak, geçirmiş olduğu tüm hastalıklar ve uygulanan aşıların kayıtları oradan şeffafça görülebilir" dedi.

Kurban etlerinin kesimden sonra bir gün dinlenmesi gerekiyor

Kesim işleminin mutlaka işin ehli uzman kasaplar tarafından, hijyenik alanlarda yapılması gerektiğinin altını çizen Sebahattin Bulut, etin eve geldikten sonraki işlenme sürecine dair de hayati bilgiler verdi. Etin hemen tüketilmesinin veya işlenmesinin kaliteyi düşürdüğünü belirtti.

Etlerini evlerinde kendi imkanlarıyla doğramak isteyen vatandaşlara tavsiyelerde bulunan Bulut, "Kurban etini evinde işlemek isteyen vatandaşlarımız da eklem yerlerinden kesip kıymalığını, biftekliğini, kuşbaşılığını ayırıp ayrı ayrı dolaplarına yerleştirmelidir. Ancak kıymayı bir gün sonra çektirmeleri daha uygun olacaktır. Çünkü etlerin sertliğinin gitmesi ve olgunlaşması için bir gün dinlenmesi gerekiyor" diye konuştu.

Gıda terörüne kurban etlerinizi teslim etmeyin

Bayram dönemlerinde ortaya çıkan yetkisiz ve belgesiz kişilerin yarattığı tehlikeye sert tepki gösteren Sebahattin Bulut, sokak aralarında kurulan kaçak kıyma çekim tezgahlarının halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Bu durumu "gıda terörü" olarak nitelendiren Bulut, şöyle devam etti:

"Kurban Bayramı geldiği zaman farklı meslek grupları kasap olmak istiyor. Depolarından kıyma makinelerini çıkarıyorlar. Senede bir kez kömürlüklerden, merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerden çıkan kıyma makineleri küflü, paslı bir şekilde hijyenik olmayan ortamlarda kullanılıyor. Sokak aralarında kapı önlerine konulup vatandaşların rastgele kurban etlerini çekiyorlar. Biz diyoruz ki gıda terörüne etlerinizi teslim etmeyin."

Merdiven altı makineler bakteri ve mikrop yuvası

Profesyonel mahalle kasapları ile sokak arasındaki korsan tezgahlar arasındaki hijyen farkını anlatan Dernek Başkanı Bulut, tescilli kasapların her gün mesai bitiminde kıyma makinelerini sıcak su ve özel dezenfektanlarla yıkayarak ertesi güne hazır hale getirdiklerini belirtti.

Sokak aralarındaki makinelerin teknik olarak da yetersiz olduğunu vurgulayan Bulut, "Merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerde kullanılan makinelerin soğutucuları bile yok. Soğutucu sistemi olmadığı için o makineler hızla bakteri ve mikrop üretiyor. Örneğin bir vatandaş güneş altında etini bazen farkında olmadan kokutuyor. Buralarda kıyma çekildiğinde, o kokmuş etin bakterisi ardından çekilen temiz ete de bulaşıyor. Mesleği kasap olan biri kokmuş eti anında fark eder ve çekmez. Vatandaşlarımız üç kuruş ucuz olsun diye oldubittiye getirip merdiven altı yerlerde kıyma çektirmesinler, etlerini heder etmesinler" uyarısında bulundu.

Kaynak: AA