TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada suyun hayati önemine ve su yönetiminde eşitlik ilkesine vurgu yaptı.
“Küresel su krizi derinleşiyor”
Dr. Mehmet Tatar, 1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Su Günü’nün, temiz ve güvenli suya erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekmek amacı taşıdığını belirtti. Günümüzde yaklaşık 2,1 milyar insanın temiz suya erişimde zorluk yaşadığını ifade eden Tatar, küresel su krizinin her geçen gün daha da derinleştiğini dile getirdi.
2026 teması: Su ve cinsiyet eşitliği
2026 yılı ana temasının “Su ve Cinsiyet Eşitliği” olduğunu hatırlatan Tatar, “Suyun aktığı yerde eşitlik yeşerir” sloganının su yönetiminin yalnızca teknik bir konu olmadığını, aynı zamanda insan hakları ve sosyal adalet meselesi olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
“Türkiye su zengini bir ülke değil”
Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Tatar, kişi başına düşen yıllık 1305 metreküp kullanılabilir su miktarıyla “su stresi çeken” ülkeler arasında yer alındığını belirtti. İklim değişikliği ve nüfus artışıyla birlikte Türkiye’nin gelecekte su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.
Ulusal Su Planı değerlendirildi
Dr. Mehmet Tatar, 13 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe giren Ulusal Su Planı (2026-2035) kapsamında su yönetimi açısından önemli adımlar atıldığını ifade etti. Planın yeraltı sularının korunması, tarımda modern sulama sistemlerine geçiş ve su kayıp-kaçak oranlarının azaltılması gibi kritik hedefler içerdiğini belirtti.
“Toplumsal cinsiyet eşitliği eksik”
Ulusal Su Planı’nın, Dünya Su Günü’nün bu yılki teması olan cinsiyet eşitliği perspektifinden değerlendirildiğinde önemli bir eksiklik barındırdığını dile getiren Tatar, kadınların su yönetimi ve karar alma süreçlerinde yeterince temsil edilmediğini söyledi. Bu nedenle ulusal ve havza bazlı su yönetim planlarının toplumsal cinsiyet eşitliği gözetilerek yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Su temel insan hakkıdır”
Açıklamasının sonunda suyun temel bir insan hakkı olduğunu belirten Dr. Mehmet Tatar, su kaynaklarının kirletilmesi ve ticarileştirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, suyun sürdürülebilir ve adil bir şekilde yönetilmesi çağrısında bulundu.




