TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şubesi’nin 16. Olağan Genel Kurulu, iki listenin yarıştığı seçimlere sahne oldu. Yapılan oylama sonucunda Dr. Mehmet Tatar’ın başkanlığını üstlendiği liste üyelerden güvenoyu alarak yeniden göreve seçildi. Seçimlerin ardından yeni dönem yönetim kurulu da netleşti. Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, konuşmasına afetler ve terör olaylarında yaşamını yitirenleri anarak başladı. Türkiye’de doğa kaynaklı olayların büyük felaketlere dönüşmesinin temel nedeninin toplumsal, ekonomik ve yönetsel kırılganlıklar olduğunu vurgulayan Tatar, ülkenin neredeyse her afete hazırlıksız yakalandığını ve bunun ağır bedeller doğurduğunu ifade etti.
Mevcut imar, afet, yapı denetimi ve kentsel dönüşüm mevzuatlarının kâğıt üzerinde kaldığını dile getiren Tatar, kamusal denetimin bilinçli şekilde zayıflatıldığını savundu. Bilimsel temelden uzak uygulamaların vatandaşları korumadığını belirten Tatar, çözümün ulusal ölçekte, bütüncül bir Afet Risk Yönetim Sistemi’nin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Bu kapsamda Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulması, imar ve yapı denetim mevzuatının bilimsel esaslara göre yeniden düzenlenmesi ve tüm iller için bütünleşik afet tehlike haritalarının hazırlanması gerektiğini dile getirdi.
“Madencilikte risk vardır ama fıtratında ölüm yoktur”
Konuşmasında madencilik politikalarına da değinen Dr. Tatar, yeraltı kaynaklarının kamu yararı doğrultusunda, işçi sağlığı ve çevre güvenliği esas alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Madencilikte risk vardır ama fıtratında ölüm yoktur” diyen Tatar, yaşanan ölümlerin denetim ve önlem eksikliğinden kaynaklandığını ifade etti.
Su ve toprağın kamusal bir miras olduğunun altını çizen Tatar, tatlı su kaynaklarının ticari bir meta olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Entegre su yönetiminin yaşamsal önemde olduğunu belirten Tatar, iklim değişikliği, kuraklık ve çölleşmenin her geçen gün daha da derinleştiğine dikkat çekti.
Kentsel dönüşümün rant odaklı değil, bilimsel ve alan bazlı çalışmalarla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Mehmet Tatar, plansız kentleşme ve imar aflarının depremleri afete dönüştüren temel unsurlar arasında yer aldığını söyledi. Türkiye’nin jeoçeşitlilik açısından dünya ölçeğinde özel bir konuma sahip olduğunu da hatırlatan Tatar, Kapadokya, Pamukkale, Salda Gölü, Nemrut Volkanı ve Munzur Vadisi gibi alanların bu zenginliğin somut örnekleri olduğunu ifade etti. Jeositlerin korunması ve jeopark sayısının artırılması konusunda ciddi bir planlama eksikliği bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Konuşmasının sonunda örgütlü mücadelenin önemine dikkat çeken Dr. Mehmet Tatar, TMMOB’nin daha güçlü olabilmesi için tüm üyelerin sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Tatar, sözlerini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Unutmayın ki büyük atılımlar ve önemli işler birlikte çalışmayla elde edilir” sözüyle tamamladı.
Genel Kurul sonucunda Dr. Mehmet Tatar başkanlığındaki yeni yönetim kurulunun, önümüzdeki dönemde mesleki sorunlar ve toplumsal sorumluluklar doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.




