Oruç’un, Eleni’nin annesini Koçari’ye getirmesi dengeleri altüst eder. Bu gelişme Adil’i öfkelendirir ve Furtunalar için ağır sonuçlar doğurur. Adil, çay fabrikalarını ateşe verir, tırları havaya uçurur, bazı adamlarına çay kesme makinesinde işkence eder ve Furtuna ailesine adeta nefes aldırmaz.
Bütün bu karışıklığın içinde Esme, Oruç’a sert bir çıkış yapar. Eğer Eleni gerçekten onun kızıysa, Şerif’le evliliğini bitireceğini ve Furtunaların en büyük düşmanı olacağını söyler. Bununla da yetinmeyip Adil’e, yıllardır kendi yaptıramadığı testi artık yaptırması gerektiğini ima ederek Furtunaların söylediklerine güvenmemesini ister. Esme’nin bu geri dönüşsüz tavrı, Adil’in kafasında derin bir şüphe yaratır. Eleni gerçekten onların kızı olabilir mi?
Adil, bu sorunun cevabını yalnızca güvendiği bir ismin çözebileceğini düşünür. Bu nedenle, Gezep’in biyolog olan ikiz kardeşi İlve’yi aynı gün Koçari’ye çağırır. İlve, zamanında Adil ile Esme’nin ilişkisine tanıklık etmiş ve bu bağın oluşmasında önemli rol oynamış biridir. O nedenle hem Esme'nin hem Adil’in gözü kapalı güvendiği tek kişidir. İlve, DNA testini yapar ve sonucu beklemek herkes için büyük bir gerilime dönüşür.
Tüm bu karmaşa, Gezep’in hayatında da yeni bir kapı aralar. Neşeli hâlinin altına yıllardır sakladığı acı yeniden kabuk tutmaya başlar.
Bu sırada Oruç’un attığı adımlar fırtınalı bir sürece dönüşür. Sevcan’ın nişan bohçası açılacağı sırada Zarife aniden kötüleşir ve felç geçirir. Felce sebep olan neden bulunamaz ve Zarife’nin durumu kısa sürede ağırlaşır. Eleni’nin annesiyle ilgili gerçeği açıklamak için pazarlık yapmaya çalışan Oruç, mecburen Koçari’ye gider ve Eleni’den yardım ister.
Ancak Fadime, İso ve Oruç’u kapıdan kovar. Eleni de artık Oruç’la tüm bağlarını koparır; sırtından bıçaklandığını düşünür. Bunun üzerine Oruç radikal bir karar alır: düğün tarihini öne çeker ve bütün Furtuna ailesini düğününe davet eder.