Eski SGK Başmüfettişi ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, TGRT Haber ekranlarında emeklilik sistemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Emeklilikte reform beklentisinin arttığı bir dönemde konuşan Karakaş, özellikle kademeli emeklilik düzenlemesinin reform sürecinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
“Kademesiz reform olmaz”
Karakaş, yaklaşık iki haftadır reform başlığını köşesinde ele aldığını belirterek, emeklilikte kademe sorununun çözülmemesi halinde yapılacak düzenlemelerin eksik kalacağını ifade etti. Uzun süredir bu konuda uyarılarda bulunduğunu dile getiren Karakaş, 2027 yılına işaret ederek kademeli emeklilik düzenlemesinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.
1999–2008 arası için “uçurum” vurgusu
9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigorta girişi olanlar için herhangi bir kademeli geçiş uygulanmadığını belirten Karakaş, bu dönemin ciddi bir mağduriyet yarattığını savundu. 2008 sonrasında yapılan reformla uzun süreli bir geçiş sistemi getirildiğini hatırlatan Karakaş, EYT düzenlemesiyle bir kesimin emekli olduğunu ancak kademeli emeklilik bekleyenlerin durumunun halen çözüme kavuşmadığını dile getirdi.
Karakaş, geçmişte EYT düzenlemesine ilişkin gelişmeleri kamuoyuna ilk duyuran isimlerden biri olduklarını belirterek, benzer bir sürecin kademeli emeklilikte de yaşanabileceğini ifade etti.

Tamamlayıcı emeklilik sistemine eleştiri
Gündemdeki bir diğer başlık olan tamamlayıcı emeklilik sistemi hakkında da konuşan Karakaş, sistemin kamuoyuna “ikinci emeklilik” gibi sunulduğunu ancak mevcut SGK emekliliğiyle aynı yapıda olmadığını söyledi.
Mevcut sistemde emeklilerin ömür boyu maaş aldığını, vefat sonrası belirli şartlarda eş ve çocuklara aylık bağlandığını hatırlatan Karakaş, tamamlayıcı modelde ise birikim esaslı bir yapı öngörüldüğünü belirtti.
“Matematik ortada”
Tasarlanan modele göre çalışanlardan yüzde 3, işverenlerden yüzde 3 oranında ek prim alınmasının planlandığını ifade eden Karakaş, mevcut ekonomik şartlarda bunun uygulanmasının zor olduğunu savundu. Asgari ücret düzeyinde çalışan milyonlarca kişi bulunduğunu hatırlatan Karakaş, ilave prim kesintisinin çalışanların bütçesini daha da zorlayacağını söyledi.
Devlet katkısının da sisteme dahil edilmesinin planlandığını ancak önceki yıllarda gündeme gelen düzenlemenin hayata geçirilemediğini belirten Karakaş, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında beklenen adımın atılmadığını, mevcut takvime göre de düzenlemenin çıkmasının zor göründüğünü dile getirdi.
İşveren cephesi de temkinli
Karakaş, yalnızca çalışanların değil işverenlerin de ilave prim yüküne sıcak bakmadığını aktardı. Son dönemde prim maliyetlerinin arttığını ve bazı teşviklerin azaltıldığını hatırlatan Karakaş, yüzde 3’lük ek yükün rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceği yönünde iş dünyasında kaygı bulunduğunu söyledi.





