TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Emin Pişkin, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı bilimsel önlemleri hayata geçirmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağında bulunduğuna dikkat çeken Pişkin, 17 Ağustos’tan bugüne başta 6 Şubat depremleri olmak üzere farklı bölgelerde meydana gelen depremlerin büyük acılara neden olduğunu hatırlattı.
“Çözüm cezada değil, önlemdedir”
Depremlerin doğal bir olay olduğunu ancak gerekli tedbirlerin alınmasıyla afete dönüşmesinin önüne geçilebileceğini belirten Pişkin, yapılaşma sürecinin daha ilk aşamasından itibaren bilimsel esaslara göre yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Pişkin, “Önce zemini etüt et, sonra zemine uygun yapı yap. Denetimden ve etik sorumluluktan taviz verme” ifadelerini kullandı.
Depreme dirençli kentler için 4 temel şart
Pişkin, güvenli yapılaşma için öncelikle yapının inşa edileceği zeminin ayrıntılı şekilde incelenmesi ve yapının bu zeminin özelliklerine uygun olarak tasarlanması gerektiğine dikkat çekti.
Proje ve uygulamanın her aşamasında yapı denetim kuruluşları ile belediyelerin alanında yetkin teknik personelle etkin denetim gerçekleştirmesi gerektiğini belirten Pişkin, jeofizik, jeoloji ve inşaat mühendisleri ile mimar ve şehir plancılarının eş güdüm içerisinde çalışmasının önemini vurguladı.
“Etik sorumluluk vazgeçilmezdir”
Yapı güvenliğinin yalnızca teknik düzenlemelerle sağlanamayacağını belirten Pişkin, sürecin tüm taraflarının mesleki ve etik sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Pişkin, “İşçisinden mühendisine, mimarından müteahhidine herkesin görevini etik ve ahlak kuralları içerisinde layıkıyla yerine getirmesi gerekmektedir” diyerek aynı acıların yeniden yaşanmaması için gerekli önlemlerin zaman kaybedilmeden alınması çağrısında bulundu.




