2026-2027 eğitim öğretim yılı öğrenci kayıtlarının başlamasıyla birlikte Adana’da adrese dayalı kayıt sistemine ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi.
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Cudi İmrek, özellikle 1 Nisan 2026 tarihinden sonra adres değişikliği yapan bazı velilerden kendi adlarına düzenlenmiş elektrik, su veya doğal gaz faturası istendiği yönünde kendilerine bilgiler ulaştığını açıkladı.
İmrek, asıl tartışılması gereken konunun velilerin adres değiştirmesi değil, aileleri çocuklarını farklı okullara kaydettirmek için adres değişikliğine yönelten okullar arasındaki imkan ve nitelik farklılıkları olduğunu söyledi.
“Adres değişiklikleri eşitsizliğin nedeni değil, sonucu”
Adana’daki devlet okulları arasında önemli farklılıklar bulunduğunu savunan İmrek; sınıf mevcutları, öğretmen ve yardımcı personel sayısı, okul binalarının fiziki koşulları, kütüphane ve laboratuvar imkanları, spor ve sanat alanları, rehberlik hizmetleri ile sosyal ve kültürel etkinliklerin her okulda aynı düzeyde olmadığını belirtti.
Ailelerin çocuklarını belirli okullara kaydettirmek istemesinin bu koşullardan kaynaklandığını ifade eden İmrek, “Adres değişiklikleri okullar arasındaki eşitsizliğin nedeni değil, sonucudur” dedi.
“Kayıt sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez”
Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 11’inci maddesine dikkat çeken İmrek, yeni kayıtların Ulusal Adres Veri Tabanı’ndaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak e-Okul sistemi üzerinden gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Yönetmelikte, “Kayıt işlemleri sırasında veliden herhangi bir belge talep edilmez” hükmünün yer aldığını belirten İmrek, 1 Nisan 2026 tarihinin hangi mevzuata dayanılarak esas alındığının açıklanmasını istedi.
İmrek, bu tarihten sonra adres değiştiren velilerden kendi adlarına düzenlenmiş elektrik, su veya doğal gaz faturası talep edilmesinin hukuki dayanağının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan bir düzenleme ya da Adana’da alınan yerel bir idari karar bulunması halinde bunun tarih ve sayısıyla birlikte açıklanması çağrısında bulundu.
“Velileri fatura peşinde koşturmak çözüm değil”
Gerçeğe aykırı adres bildirimlerinin denetlenmesine karşı olmadıklarını belirten İmrek, adres denetimi ile çocuğun eğitim hakkının ek belgelere bağlanmasının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.
Velilerin fatura, abonelik ve adres değişikliği belgeleriyle uğraştırılması yerine aileleri başka okullar aramaya yönelten nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade eden İmrek, adrese dayalı kayıt sisteminin ancak bütün mahallelerdeki devlet okullarının benzer nitelik ve imkanlara sahip olması halinde adil olabileceğini kaydetti.
“Adrese dayalı sistem eşitsizlikleri yeniden üretiyor”
Adana’nın bazı mahallelerindeki okullarda daha düşük sınıf mevcutları, yeterli öğretmen, kütüphane, laboratuvar ve sosyal imkanlar bulunurken, bazı bölgelerde kalabalık sınıflar, personel açıkları ve yetersiz fiziki koşullar bulunduğunu savunan İmrek, öğrencilerin yalnızca adresleri üzerinden okullara dağıtılmasının eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaya yetmediğini söyledi.
İmrek, mevcut uygulamanın sınıfsal ve mekânsal eşitsizliklerin eğitim sistemine yansımasına neden olduğunu ileri sürdü.
Anayasa’nın 42’nci maddesinde yer alan “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmünü hatırlatan İmrek, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda düzenlenen eğitimde fırsat ve imkan eşitliği ilkesinin de gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
“Veliyi değil, okullar arasındaki eşitsizliği mercek altına alın”
Millî Eğitim Bakanlığı ve Adana İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne çağrıda bulunan İmrek, velilerden ek belgeler talep etmek yerine okullar arasındaki imkan farklılıklarının giderilmesine odaklanılması gerektiğini söyledi.
Özellikle dezavantajlı mahallelerde bulunan okullara daha fazla kamu kaynağı aktarılması gerektiğini belirten İmrek; sınıf mevcutlarının azaltılması, öğretmen ve yardımcı personel açıklarının kadrolu istihdamla giderilmesi ve tüm okullara yeterli bütçe sağlanması gerektiğini ifade etti.
Kütüphane, laboratuvar, spor ve sanat alanlarının yanı sıra rehberlik ve özel eğitim imkanlarının da bütün okullarda güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren İmrek, eğitim hakkının ailenin ekonomik koşullarına veya yaşadığı mahalleye göre farklılaşmaması gerektiğini vurguladı.
“Sorun adres değil, eşitsizliktir”
İmrek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çocuğun alacağı eğitimin niteliğini ailesinin gelir düzeyi, yaşadığı mahalle, posta kodu veya elektrik faturası belirleyemez. Her mahallede nitelikli devlet okulu, her çocuk için eşit, laik, bilimsel, demokratik, kamusal ve parasız eğitim istiyoruz. Sorun adres değil, eşitsizliktir. Eğitim hakkı faturaya bağlanamaz.”




