Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığının müftülüklerine yönelik uygulamaları hakkında yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe’de atama yoluyla müftü görevlendirmesinin Batı Trakya Türk Azınlığının temel hak ve özgürlükleri açısından kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Bakanlık, Yunanistan’ın söz konusu uygulamalarla Lozan Barış Antlaşması ve diğer uluslararası anlaşmalar kapsamında güvence altına alınan hakları görmezden geldiğini belirtti.
“Azınlığın iradesi ve din özgürlüğü göz ardı ediliyor”
Müftülük kurumunun Batı Trakya Türk Azınlığının dinî, toplumsal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanan açıklamada, Yunanistan’ın azınlık tarafından seçilen müftüleri tanımamakta ısrar ettiği kaydedildi.
Bu uygulamanın Batı Trakya Türk Azınlığının iradesini ve din özgürlüğünü göz ardı ettiği belirtilen açıklamada, Yunanistan’ın temel insan haklarına yönelik yaklaşımının da bir kez daha ortaya çıktığı ifade edildi.
“Atanmış müftüleri dayatma girişimlerinden vazgeçilmeli”
Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan makamlarına çağrıda bulunarak Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği müftülerin tanınmasını istedi.
Açıklamada, “Yunanistan makamlarını, azınlığın seçtiği meşru müftüleri tanımaya ve atanmış müftüleri dayatma teşebbüslerinden vazgeçmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Batı Trakya Türk Azınlığının hakları vurgulandı
Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığının dinî ve toplumsal yaşamına ilişkin haklarının uluslararası anlaşmalarla güvence altında bulunduğunu belirterek, azınlığın kendi dinî liderlerini seçme iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Müftülük meselesinin, Batı Trakya Türk Azınlığının kimliği, din özgürlüğü ve temel insan hakları açısından önem taşıdığı ifade edildi.




