Almanya merkezli BioNTech’in kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci, şirketten ayrılma kararı aldı. İkili, yeni bir biyoteknoloji girişimi kurarak mRNA tabanlı yenilikçi projelere odaklanacak.
COVID-19 AŞISI İLE DÜNYAYA ADINI DUYURDULAR
Prof. Şahin ve Dr. Türeci, BioNTech çatısı altında dünyanın ilk onaylı COVID-19 aşısını geliştirerek isimlerini global ölçekte duyurdu. Kurucular, yeni şirketleriyle mRNA inovasyonlarını bir adım öteye taşımayı hedefliyor.
YENİ ŞİRKETTE MRNA TEKNOLOJİLERİ ODAKTA
Alınan bilgiye göre, yeni girişim farklı operasyon ve finansman yapısına sahip olacak. BioNTech, “yıkıcı potansiyele sahip” mRNA inovasyonlarının haklarını ve teknolojilerini bu şirkete devretmeyi planlıyor. Bu sayede her iki şirket de kendi stratejik önceliklerine yoğunlaşabilecek ve BioNTech’in hasta ve hissedar değeri korunacak.
ONKOLOJİ VE MRNA HATLARI GELİŞTİRİLECEK
BioNTech’in mevcut immünomodülatör, antikor-ilaç konjugatı ve mRNA adaylarını kapsayan projeleri yeni girişimden etkilenmeyecek. 2026 yılı sonunda şirket, onkoloji alanında 15 Faz 3 klinik çalışmayı tamamlamayı hedefliyor. Önemli kanser türlerinde elde edilecek veriler, düzenleyici süreç ve pazara giriş stratejilerine yön verecek.
YIL SONU YENİ GİRİŞİME GEÇECEKLER
Şahin ve Türeci, mevcut görev anlaşmalarının sona ermesinin ardından 2026 yılının sonunda yeni şirketin yönetimine geçecek. BioNTech Denetleme Kurulu, stratejinin sorunsuz aktarılması için haleflerini belirleme sürecini başlattı.
ŞAHİN: “DOĞRU ZAMAN GELDİ”
BioNTech CEO’su Şahin, “Son 18 yılda şirketi güçlü bir biyofarmasötik yapıya dönüştürdük. COVID-19 aşısı ile dünya çapında insanları koruduk. Şimdi bu bayrağı devretmenin ve yeni projelere odaklanmanın zamanı geldi” açıklamasını yaptı.
YENİ NESİL MRNA GİRİŞİMİNE ODAKLANACAKLAR
Yeni girişim, mRNA tabanlı platform teknolojilerini geliştirmeyi ve inovatif araştırmaları hızlandırmayı hedefliyor. BioNTech, azınlık hissesi ve telif hakları karşılığında ilgili mRNA teknolojilerini bağımsız olarak devretmeyi planlıyor.
ANLAŞMANIN İMZA TARİHİ BEKLENİYOR
Taraflar, bağlayıcı anlaşmayı 2026 yılının ilk yarısının sonuna kadar, yani Haziran ayına kadar tamamlamayı planlıyor.




