CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, hayati öneme sahip tiroid ilacı “L-Thyroxin Henning inject”in Türkiye’de yaşanan tedarik sorununu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Müzeyyen Şevkin, Kemal Memişoğlu tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu.
“Hastaların Yaşamı Risk Altında”
Önergenin gerekçesinde, tiroid hormon yetmezliği yaşayan ve özellikle damar yoluyla levotiroksin tedavisine ihtiyaç duyan hastaların ciddi mağduriyet yaşadığına dikkat çekildi.
Dr. Şevkin, 2016 yılından bu yana kullanılan ilacın 200 mikrogramlık formunun 2023 Aralık ayında ithalatının durdurulduğunun ifade edildiğini belirtti. Daha sonra Türk Eczacıları Birliği Yurtdışı İlaç Temin Birimi aracılığıyla 500 mikrogramlık formun getirildiğini kaydeden Şevkin, son dönemde bu teminin de tamamen durduğunun belirtildiğini söyledi.
İlacın düzenli kullanılamaması halinde bazı hastalarda TSH seviyelerinin çok yüksek değerlere ulaştığını ifade eden Şevkin, ağır hipotiroidi tablosunun gelişebildiğine dikkat çekti.
“Kalp Krizi ve Koma Riski Oluşabilir”
CHP’li Dr. Şevkin, ilaca erişilememesinin kalp krizi, beyin kanaması, bilinç kaybı, miksödem koması ve yaşam kaybı gibi ciddi sağlık riskleri doğurabileceğini vurguladı.
Hayati öneme sahip ilaçların tedarikinde yaşanan aksaklıkların hastalar ve aileleri açısından büyük mağduriyet oluşturduğunu belirten Şevkin, Sağlık Bakanlığı’nın yeniden ithalat, alternatif tedavi yöntemleri ve yerli üretim konusunda hangi çalışmaları yürüttüğünün açıklanmasını istedi.
Bakanlığa 10 Kritik Soru
CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin’in önergesinde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na şu sorular yöneltildi:
- İlacın ithalatı neden durduruldu?
- 200 mikrogramlık form neden piyasadan çekildi?
- Türkiye’de kaç hasta bu ilacı kullanıyor?
- Yurtdışı ilaç temini tamamen durdu mu?
- İlacın muadili bulunuyor mu?
- Yeniden ithalat ya da Türkiye’de üretim planı var mı?
Şevkin, yaşanan tedarik krizinin bir an önce çözülmesi gerektiğini belirterek, hastaların yaşam hakkının korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.




