Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nde gazetecilerle bir araya gelerek ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Basın toplantısında ekonomi ve siyaset başta olmak üzere belediyelere yönelik uygulamalar ile yerel basının yaşadığı sorunlar ele alındı.
Toplantının açılışında gazetecilere teşekkür eden Bulut, son 2 yılda Adana’da gazetecilerle bir araya gelemediklerini belirterek bu buluşmanın “bir vesile” olduğunu söyledi.

“Müdahale bu kez daha yaygın, devlet olanakları daha fazla kullanılıyor”
Türkiye’nin daha önce darbe dönemleri, büyük ekonomik krizler ve “Ergenekon–Balyoz gibi yargı müdahaleleri” gördüğünü söyleyen Bulut, mevcut dönemin benzerlikler taşıdığını ancak farklılıkları bulunduğunu ifade etti.
CHP’li Bulut, “ilk defa bu kadar yaygın bir kesime müdahale” olduğunu ileri sürerek, “Devlet diye tabir ettiğimiz kurumlar şu anda iktidar tarafından sanki kendi kurumlarıymış gibi kullanılıyor” dedi.

TRT ve İletişim Başkanlığı'nı eleştirdi
kendi alanından örnek vererek TRT’nin yayıncılığını eleştiren Bulut, TRT’nin “havuz medyasından çok farklı bir yayın yapmadığını” savundu.
İletişim Başkanlığı’nın kuruluş amacının Türkiye’nin itibarını yüksek tutmak ve evrensel değerler içinde yayıncılığı teşvik etmek olduğunu belirten Burhanettin Bulut, “Orada da tüm olanaklar iktidar lehine kullanılıyor” iddiasında bulundu.

“Yerel seçim sonrası belediyelere baskı arttı”
31 Mart seçimlerinin ardından Türkiye’nin “yeni bir döneme girdiğini” söyleyen Bulut, ilk etapta “normalleşme” başlığı altında kısa bir dönem yaşandığını, sonrasında ise belediye başkanlarına önce mali, ardından uygulamalar üzerinden baskı geldiğini öne sürdü.
Bu sürecin yargı üzerinden devam ettiğini savunan Bulut, “Hizmet veremez hale getirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar” ifadelerini kullandı.

“19 Mart” vurgusu ve yargı süreçleri
Burhanettin Bulut, “19 Mart darbesi” ifadesini kullanarak yaşananların zamanla daha iyi anlaşılacağını savundu ve bu sürecin “Ergenekon ve Balyoz” dönemleriyle benzer şekilde ilerlediğini ileri sürdü.
Cezaevlerine gönderilen belediye başkanları ve bürokratların olduğunu belirten Bulut, bazı isimlerin sağlık durumları nedeniyle gündeme geldiğini, bazı kişilerin farklı cezaevlerine sevk edildiğini, aileler üzerinden baskı kurulduğu iddialarının bulunduğunu dile getirdi.
CHP’li Bulut, “hukukun hiç alakasının olmadığı, normal devlet yönetiminin hiç alakasının olmadığı” bir tablo oluştuğunu iddia etti.

“CHP Türkiye’nin dört bir yanından oy aldı”
Siyasi açıdan 31 Mart seçimlerinin önemli bir mesaj taşıdığını ifade eden Bulut, CHP’nin 50 yıl sonra birinci parti olduğunu, partinin sadece belli bölgelerde değil ülkenin dört bir yanından oy aldığını söyledi.
Doğudan, Karadeniz’den ve İç Anadolu’dan belediyeler kazanıldığını belirten Bulut, bunun CHP’nin “Türkiye partisi” olduğunun ve “İktidar adayı” haline geldiğinin göstergesi olduğunu ifade etti.

“Rekabet siyaseten değil, iddianameler ve kayyum tartışmalarıyla yürüyor”
Bulut, siyaset yarışının “siyaseten yapılması gerektiğini” belirterek, son dönemde bunun iddianameler ve tutuklamalar üzerinden yürüdüğünü savundu.
CHP’ye yönelik “kayyum” tartışmalarına da değinen Bulut, parti davası sürecini hatırlatarak “İcat çıkartabileceklerini” söylediğini, sonrasında “casusluk dosyası açıldığını” ifade etti.
Bulut, Merdan Yanardağ üzerinden örnek vererek, “ifadesi bile alınmamışken Tele1’e kayyum atandı” iddiasını dile getirdi. İstanbul il başkanlığına kayyum atandığını ve binaya “5 bin polisle girildiğini” de söyledi.

“Partili cumhurbaşkanlığı sistemi” değerlendirmesi
Bulut, yaşananların temel nedenlerinden birinin “partili cumhurbaşkanlığı sistemi” olduğunu savundu.
Bu sistemde yasama faaliyetlerinin milletvekilleri tarafından değil, “sarayda hazırlanıp geldiğini” ileri süren Bulut, yargı atamalarının da Cumhurbaşkanlığı üzerinden yürüdüğünü belirterek bağımsızlık tartışmalarını gündeme getirdi.
Medyada da sahiplik yapısının şeffaf olmadığı iddiasını dile getiren CHP’li Bulut, birçok kuruluşun paravan yapılar üzerinden yönetildiğini, yönlendirmenin İletişim Başkanlığı ve “Sarayda etkili isimler” eliyle yapıldığını savundu.

Kurultay sonrası “Yeni dönem”
CHP’nin kurultay sonrası yeni bir döneme girdiğini belirten Bulut, parti programının yenilendiğini, 14 ay süren çalışmanın ardından programın delegeler tarafından onaylandığını söyledi.
Bulut, parti programını “Ülkeyi nasıl yöneteceğinize dair anayasa kitapçığı” olarak nitelendirdi.
Gölge kabinenin güçlendirileceğini, daha görünür hale geleceğini ve gölge bakanların çalışma ekibinin genişletileceğini ifade eden Bulut, miting ve eylemlerin devam edeceğini, partiye yönelik hukuksal baskıların süreceğini öngördüklerini de dile getirdi.

“Toplumun yüzde 70’e yakını huzursuz”
Bazı kamuoyu yoklamalarına atıf yapan Bulut, toplumun “Yüzde 70’e yakınının gidişattan huzursuz” olduğunu söyledi.
Mevcut sürecin vatandaşlara “Yoksulluk ve huzursuzluk” olarak yansıdığını savunan Bulut, CHP’nin emekli, gençler ve işsizlik gibi başlıklarda somut çözüm önerilerini parti programı üzerinden anlatacaklarını belirtti.
Bulut, dış politika dahil birçok alanda CHP’nin iktidara geldiğinde ne yapacağını seçim sürecine kadar kamuoyuyla paylaşacaklarını kaydetti.





